DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Arif ÜÇLER
Arif ÜÇLER
Giriş Tarihi : 22-11-2022 10:52

SAĞLIK BEKLEMEZ

   Genelgeye göre; her 500 bin nüfusa bir kalp merkezi (anjiyo ünitesi), bölge merkezi illerde de 300 bin nüfusa bir merkez kurulabiliyor.

Nüfusu 200 binlerde olan Bartın kalp hastası da çok olmasına rağmen bu kriterden dolayı bu çok önemli sağlık hizmetini yerinde alamıyor-veremiyordu.

Bartın gazetesi bu hayati konuyu uzun süre gündemde tuttu, sorun çözülsün diye bıkmadan usanmadan defalarca yazdı

Ve sonunda Milletvekili Yılmaz Tunç geç de olsa beklenen açıklamayı yaptı.

Tunç, inşaat halindeki 400 yataklı yeni Devlet Hastanesine Anjiyo Ünitesi kurulmasına dair olur yazısının İl Sağlık Müdürlüğüne gönderildiğini belirterek Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya teşekkür etti.

Öncelikle Sayın Tunç’a girişimlerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

Ama sorumlu gazetecilik anlayışımızdan dolayı şu soruları da sormadan edemiyoruz;

Nüfus engeli aşılabiliyordu madem neden yıllarca bekledik?

Ve neden yeni hastane?

Mevcut hastanede kalp merkezi için düzenleme yapıp da yer açmak çok mu zor?

AKTIP HAZIR

 Yeni hastanenin hizmete girmesi bir yılı veya yılları bulacaksa ve “sağlık beklemeye gelmez, hele-hele zamanla yarış demek olan kalp sağlığı hiç gelmez” diyorsak eğer, neyi-neden-niçin bekliyoruz?

Bu zamana kadar il dışına sevklerde Karabük-Zonguldak-Ankara-İstanbul yollarında kalbi durup aramızdan ayrılan hastalara yenilerini eklemeden bu hizmeti mevcut hastanede bir an önce başlatmak doğru olmaz mı?

“Ben hazırım, verin izni, vereyim hizmeti” diyen Özel Aktıp Hastanesi’nde de kalp merkezi olsa daha iyi olmaz mı?

Bartın’da bu merkez bir tane olacak, o da devlette olacaksa eğer komşumuz Karabük’te ve Zonguldak’ta hem devlette hem özelde bu merkezler nasıl olabiliyor?

Kalp Merkezi, nüfusu 175 binlerde olan Karadeniz Ereğli ilçesinde bile varken, Karabük’te nüfusu tutmadığı halde bu hizmeti almışken bu kadar yıl mahrum kaldığımız yetmez mi?

Sayın Tunç yaptınız madem bir ağalık bu merkezin bir an önce mevcut hastaneye kurulmasını, ayrıca özele de bu imkânın verilmesini sağlayın da tam olsun!

NEBATİ BENİ DUYMUYOR

 Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Başkanı Ergün Atalay, Güvenlik ve Savunma İşçileri Sendikası’nın (Güvenlik-İş) Ankara’da düzenlenen 4. Olağan Kongresi’nde asgari ücret ve gelir vergisiyle ilgili sert açıklamalar yaptı.

Mayıs sonu, haziran başında yüzde 27’lik vergi dilimine girildiğini kaydeden Atalay, “Bu sürdürülebilir, devam edecek adil bir sistem değil. Bas bas bağırıyorum, Sayın Nebati duymuyor” dedi.

ŞÜYUU VUKUUNDAN BETER

 Asgari ücrete ilişkin de konuşan Atalay, '6 ay kala, 5 ay kala asgari ücret konuşulur mu? Umut mu satacağız? Emek mi satacağız? Beş ay kala yetkili yetkisiz herkes konuşuyor. Konuşmanın ne faydası var? Konuşunca ne oluyor biliyor musunuz? Zalim işverenler, satıcılar, üreticiler var. Asgari ücret lafı çıktığı zaman zam yapmaya devam ediyorlar. İktidar muhalefet fark etmez, asgari ücret konuşulduğu zaman yumurtaya, peynire, ete, süte zam devam ediyor. Ağzımı açmıyorum. Asgari ücreti, görüşmeler başladığı zaman çıkıp konuşurum. Şimdi niye konuşayım?' diyerek tepkisini dile getirdi.

EMEKLİYE DE YAPIYORLAR

 Dolar zammı.

Maliyetler arttı zammı.

Fırsatçılık zammı.

Asgari ücret zammı.

O zammı, bu zammı.

Gerçek olmayan bir işin dilden dile dolaşması, gerçek olmasından daha kötü, daha zararlıdır.  

Türk-İş Başkanı Atalay’ın dediği de budur.

Aylar öncesinden asgari ücrete zam söylentisi de ateşin altına odun atmak, yangına körükle gitmek gibi bir şey.

Bu boşboğazlık emekliler için de yapılıyor.

Bakın gazetelere, internet sitelerine…

Hem de zamma daha 5 ay varken başlıyorlar.

Her gün yazıyorlar; emekliye şu kadar zam, bu kadar zam.

Sanırsınız ki emekliler maaşlarına her ay, hatta her gün zam alıyor.

Hem söylentisi hem de maaş zammının kendisi piyasayı karıştırıyor, fiyatları uçuruyor.

Bu da maaşları daha cebe girmeden eritiyor.

Adil düzen, eşit paylaşım istiyoruz.

Önümüzdeki seçimler o nedenle çok daha önemli.

Umarım tercihlerde bu göz önüne alınır. 

DARISI TARIM BAKANINA

 Sağ olsun Enerji Bakanı “doğalgaza aralık ayında zam yok” dedi.

Keşke Tarım Bakanı veya Ticaret Bakanı ya da ikisi birden çıksa dese ki “bu ay ete süte, yumurtaya peynire, vesaireye zam yok”

Aaahh aaaahh…

Nerede o günler…

İmanımız gevredi be kardeşim bu ne ya.

Ha babam, de babam zam.

Her gün etiket değiştiren marketlere bu memlekette dur diyecek kimse yok mu?

KEDİ KÖPEK VAKALARI

 Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde, başıboş köpeklerin ısırması sonucu kuduz tanısıyla tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 11 yaşındaki Mustafa Erçetin'in cenazesi bugün köyünde toprağa verildi. Türkiye'de geçen yıl "kuduz riskli temas" sebebiyle 250 bin kişi tedavi oldu. (Basından, 10 Kasım 2022)

Ordu Büyükşehir Belediyesinde temizlik işçisi olarak görev yapan 2 çocuk babası Metin Tirkil (53), Altınordu ilçesine bağlı Karacaömer Mahallesi'nde yol kenarındaki çöpleri temizlerken bölgeye yakın bir fabrikanın sahibine ait olduğu iddia edilen 2 köpeğin saldırısına uğradı.

Köpkelreden kaçarken bir aracın çarpması sonucu yaralanan Tirkil, Ordu Devlet Hastanesinde yaşamını yitirdi.

Olaya ilişkin savcılıkça başlatılan soruşturma kapsamında sürücü A.K, fabrika ve köpeklerin sahibi A.D. ile köpeklerin bakım sorumlusu E.D. gözaltına alındı. (Basından, 17 Kasım 2022)

Adıyaman’da, ölen bir kedide kuduz hastalığı tespit edilince iki mahalle karantinaya alındı. Mahallelerdeki kedi ve köpekler barınaklara götürülürken, sahipli hayvanlar için aşılama çalışması başlatıldı. (Basından 16 Kasım 2022)

AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI

 Bunlar ülkemizde son zamanlarda meydana gelen çok sayıda kedi-köpek vakasından sadece bir kaçı.

Hayvanları koruma kanununda yapılan değişiklikten sonra sanki insanların köpeklere saldırması yasak, köpeklerin insanlara saldırması serbest gibi bir durum ortaya çıktı

Köpekleri “dokunulmazlık” vererek insanlardan korurken, insanları köpeklerden korumayı unuttuk.

Bana kaş yaparken göz çıkardık gibi geliyor.

Hadi şimdi ayıklayın bakalım pirincin taşını!

Yurdun pek çok yerinde meydana gelen bu olayların Bartın’da yaşanmayacağını kim garanti edebilir?

Vali Nurtaç Arslan mı?

Belediye Başkanı Cemal Akın mı?

Milletvekili Yılmaz Tunç mu?

Yaşanmaması için ne yapılıyor?

Gerekli önlemler alınıyor mu?

Harekete geçmek için illa Bartın’da da acı bir olay mı olması gerekiyor?

Dedim ve tam yazımı noktaladım derken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması düştü basına;

"Bu konuda öncelikle belediyelere büyük görev düşüyor. Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil, barınaklardır. Talimatı verdim. Gereken neyse yapılacak”

Meseleyi yakından takip ediyoruz.

Bakalım ne olacak?

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Fenerbahçe1329
  • 2Galatasaray1327
  • 3Adana Demirspor1324
  • 4Konyaspor1424
  • 5Başakşehir FK1324
  • 6Kayserispor1423
  • 7Trabzonspor1323
  • 8Beşiktaş1322
  • 9Alanyaspor1417
  • 10Gaziantep FK1316
  • 11Antalyaspor1216
  • 12Giresunspor1315
  • 13Kasımpaşa1315
  • 14Hatayspor1314
  • 15Fatih Karagümrük1313
  • 16MKE Ankaragücü1313
  • 17Sivasspor1411
  • 18İstanbulspor138
  • 19Ümraniyespor137
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA