Pes artık...
İstediğini Alamayınca...
Eskiden insanlar gönül koyardı.
Şimdi soluğu sosyal medyada alıyor.
Bir İstek, Bin Sitem!
Bir bakıyorum, biri çıkmış; "Bana kaliteli bir güneş gözlüğü alacaktın." diyor.
Öbürü, "150 bin lira verecektin." diye veryansın ediyor.
İstediklerini alamayınca da kendi internet sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında günlerce eleştiri üstüne eleştiri...
Sanki ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı var.
Sosyal Medya Mahkemesi Kurulmuş!
İşin ilginç tarafı ne biliyor musunuz?
Ortada mahkeme kararı yok.
İcra takibi yok.
Yazılı bir sözleşme yok.
Ama sosyal medya mahkemesi çoktan kurulmuş.
Hâkim de belli...
Savcı da belli...
İnfaz memuru da...
Eee...
Vermemiş.
Peki, sormak lazım.
Vermek zorunda mı?
Bir insanın cebindeki paranın, alacağı güneş gözlüğünün ya da yapacağı yardımın hesabını artık Instagram'da, Facebook'ta, X'te mi soracağız?
Olacak iş mi?
Hak Aramak mı, Dijital Baskı mı?
Elbette biri söz vermiş ve yerine getirmemişse bunun konuşulacağı yer bellidir.
Hukuk vardır.
Mahkemeler vardır.
Ama "Bana istediğimi vermedi." diyerek klavyeye sarılıp dijital linç başlatmak, kimseye haklılık kazandırmaz.
Bugün güneş gözlüğü...
Yarın telefon...
Öbür gün araba...
Sonra da "Bana ev alacaktın." diye etiket kampanyası başlar.
Şaka gibi...
Ama değil.
Paylaşım Mecrası mı, Tahsilat Dairesi mi?
Sosyal medya, hak arama platformundan çok kişisel hesaplaşma alanına dönüşmeye başladı.
Beğeni sayısı arttıkça haklı olunduğu sanılıyor.
Oysa gerçek hayat öyle işlemiyor.
Kimse cebindeki parayı başkasının beklentisine göre harcamak zorunda değil.
Kimse, sırf eleştirilmemek için bir başkasına para vermek, hediye almak ya da maddi destek sağlamak mecburiyetinde de değil.
Eleştiri elbette olacaktır.
Ama eleştiriyle itibarsızlaştırma arasında aşılmaması gereken kocaman bir çizgi vardır.
O çizgi geçildiğinde mesele artık hak aramak olmaktan çıkar, dijital baskıya dönüşür.
Ay çocuklar...
Her "vermedi" meselesini sosyal medya kampanyasına çevirmeyin.
Yoksa yakında biri çıkar, "Bana kahve ısmarlamadı." diye canlı yayın açar...
İnanın, hiç şaşırmam.
Çünkü ne yazık ki bazıları için sosyal medya artık paylaşım mecrası değil...
Adeta dijital bir tahsilat dairesi.
Ne günlere kaldık...
Necdet Aydemir
Gözlük, 150 Bin Lira ve Sosyal Medyanın Yeni Tahsilat Dairesi
Seda Karakaş
Yolculuk Serzenişi
Arif ÜÇLER
MUAYENE ÜCRETİ KOMEDİSİ!
Ayşe Sevtap UZUN
YENİ BİR RANT ARACI: “MİLLET” BAHÇELERİ
Barbaros YAMAN
TARİHİ BARTIN IRMAĞI GÖZDEN ÇIKARILDI MI?
Erdal ARSLAN
Birgün Değil, Hergün Cumhuriyet
Özkan KÜÇÜKTABAK
CİLALA PARLAT SULTAN ABDÜLHAMİT
ERKAN AŞÇIOĞLU
TOPLUM DEĞER KAYBEDİYOR