HATADAN DÖNMEK FAZİLETTİR!

Arif ÜÇLER

19-09-2023 11:28

    “Kira davalarındaki patlamanın sebebi sizin çözüm diye sunduğunuz ama sadece bir kısım kiracıyla bir kısım ev sahibini koruyan yüzde 25’inizdir.

Bir tarafta kirası bin lira olup da yüzde 25 yüzünden bu rakama adeta çakılı kalan bir sürü ev sahibi, diğer tarafta aynı ölçülerdeki daireden 10 bin lira kira alıp da yüzde 25’den 2 bin 500 lira artış alabilen ev sahipleri.

Adalet mi bu?

Bunu bir kategoriye koysaydınız, şu kadar kirayla bu kadar kira arası yüzde şu kadar, bu kadar kiraya yüzde bu kadar deseydiniz bence ortalık bu kadar çok karışmazdı!

Arabuluculuk bu sorunu çözmez!

Bu sorunu ancak kiralara ve gerçek enflasyon rakamlarına göre belirlenecek yüzdeler çözer!”

Bu yazıyı Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç’un arabuluculuk sisteminin başladığını duyurduğu sosyal medya paylaşımın altına yazdım.

Gerçekleri söylemek, yetkilileri uyarmak bizim gazetecilik görevimizdir.

Dikkate alırlar almazlar, kendileri bilirler!

Ev sahipleri kiracılarıyla adeta hasım haline geldiği halde “dediğim dedik, çaldığım düdük” dediklerine ve her şeyi doğru yaptıklarını sandıklarına göre ne söylesek boş aslında.

Kiracı “iktidarın getirdiği yüzde 25 var, bunu bir kuruş dahi aşamazsın” diyor.

Ev sahibi “ben yüzde 25 anlamam, enflasyon yüzde 100’lerde, hatta hissedilen enflasyon 200’lerde, her şey ateş pahası, vergilere yapılan zamlar bile yüzde 100’leri geçti, ben enayi miyim” diyor.

Arada uçurum var.

Arabulucu bu durumda arayı nasıl bulacak?

Saçmalığın dik âlâsı!

Havanda su dövmekten başka bir şey değil!

İpe un sermek de diyebiliriz!

Çözümsüzlüğün allanıp pullanmış hali!

Ezkaza 3-5 kişi anlaşacak diye bu kadar milleti oyalamanın ne manası var?

Boşuna zaman ve para kaybı!

Yazık bu millete!

HUTBELİK OLDUK

 Yüksek kiraları ve kira anlaşmazlıklarını çözmek için atılan adımlar ne işe yaradı, yarıyor, yarayacak?

Bu sorunun cevabını karakollar ve mahkemeler olay ve dava sayısındaki rekor artışla açık ve net bir şekilde veriyor.

Baktılar iş çığırından çıktı, halk polisten, hakimden, savcıdan korkmuyor, yola gelmiyor, bir de din kartını oynayalım demiş olmalılar ki devreye sonunda Diyanet de girdi ve muhterem hacılar hocalar cinayetlere de sebep olan bu soruna el attı!

Hayır, hayır okuyup üflemediler.

Camilere Cuma Hutbesi gönderdiler.

Hutbede dediler ki; "Merhametli bir ev sahibi, kiracısının da bir aile geçindirdiğini unutmaz. İnsaflı bir kiracı da kasıtlı olarak ev sahibini mağdur edemez"

Müminin boğazından haram lokma geçmez, geçemez, geçmemeli!

Bence hutbe arabuluculuktan daha etkili olacaktır.

Bu işin bir de öbür tarafı var, yerin altına girince ne yaparız, orada kaçacak bir yer de yok diyerek, korkuya kapılan olur mu olur!

Valla arkadaş, bizim milletin sağı solu belli olmaz!

Durun bakalım ne olacak!

Bekleyelim görelim!

BAŞVURU ÇOK, YA ÇÖZÜM?

 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, komşuluk hukuku ve tarımsal üretim sözleşmelerinden kaynaklı hukuk uyuşmazlıklarının giderilmesi için 1 Eylül'de hayata geçirilen zorunlu arabuluculuk uygulamasına ilk 15 günde 14 bin 385 başvurunun yapıldığını açıkladı.

Sayın Tunç bunun 12 bin 1’inin kira uyuşmazlıklarından kaynaklı olduğunu söylüyor.

Anladığım kadarıyla başvuru sayısını marifetmiş, sistem başarılıymış, büyük rağbet görüyormuş gibi lanse ediyor.

İlahi Sayın Tunç hukuk sınırları içerisinde millete gidecek başka bir yol mu bıraktınız?

Bu sistemi dava öncesi şart koştunuz, tabii ki bir yığın başvuru olacak.

Siz bize zaman dolduğunda bu sistem sayesinde kirada anlaşanların sayısının başvuranların yarısını geçip geçmediğini söyleyin.

Asıl ölçü budur!

MAVİ ÇİZGİLİ KARELİ

 Öğrenci velisi kırtasiyeye telaşla girdi.

“Mavi çizgili kareli defter arıyorum, kaç yere sordum, bir türlü bulamadım” dedi.

“Defterler mavi çizgili değil de daha çok siyah çizgili yapılır” dedi dükkân sahibi.

Merak ettik.

Defterin “Mavi çizgili kareli” olmasının getirisi ne ola ki?

Bu sorunun cevabını bilmiyoruz.

Umarım faydası vardır.

Eğer yoksa veliye bu eziyet niye?

İnsanlar bu enflasyonist ortamda zaten burnundan soluyor.

Vatandaş mavi çizgili kareli defterin yanı sıra bir de kitap sordu ama bunun için de “bizde yok” cevabı aldı.

Bazı öğretmenler de piyasada zor bulunan şeylerden isteyerek yangına körükle gidiyor.

Yapmayın hocam böyle!

Hangi devirdeyiz, görmüyor musunuz?

Fanteziye gerek var mı?!

ARJANTİN’E Mİ GİDİYORUZ?

 1 dolar 350 Arjantin pezosu.

Bu miktarın özellikle ithalata dayalı ekonomide yarattığı dalgalanmayı tahmin etmek zor olmasa gerekir.

Asgari ücret 36 bin pezo.

Et 3 bin pezo.

Ekmek 300’lerde.

Bizim bazı ürünlerde 20-30-40’larda gezen çarşı pazar market fiyatları orada 300-500-800’lerde.

Arjantin’de dolaşımdaki paranın çok fazla olmasının da etkisiyle paralar cüzdanlarda ceplerde değil çantalarda torbalarda taşınıyor.

Gidişat oraya doğru!

Bütün göstergeler onu gösteriyor.

Umalım ve dileyelim de öyle olmasın!

ELEŞTİRİDEN KORKMAYIN!

 Kimse dört dörtlük değildir.

Kişilerin, kurumların, kuruluşların artısı da olur, eksisi de.

Bunları haberleştiren, köşeleştiren kişiye de gazeteci denir.

30 seneyi geçen meslek yaşamımda eleştiriyi kabul eden, hazmeden, bundan faydalanan bir demokratlık örneği görmüşümdür belki ama tek tüktür.

Halbuki işbaşındakiler eleştiri olmazsa her şeyi doğru yaptım zannederler.

Ama allameyi cihan da olsa hiç kimse her şeyi doğru yapamaz.

İşte o nedenle bizim gibi kimsenin yandaşı olmayan, akçeli işlere girmemiş gazeteciler bunu bilirler, bunu söylerler.

Bizim gibiler de olmasa kimse kimseye eksiğini gediğini, yalanını yanlışını göstermez.

Yani biz aslında siyasilere, bürokratlara, yetkililere, ilgililere doğru yolu gösteriyoruz.

Bir başka deyişle iyilik yapıyoruz.

Bunu onların yanlarındakiler yapmaz, yapamaz.

Onlar tamam efendimcidir, aman efendimcidir, yaman efendimcidir.

O nedenle sayın ilgililer ve yetkililer;

Eleştiriden değil eleştirilmemekten korkun!

BİZ BAKAR KÖR’MÜYÜZ?

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunda ‘demokratik gerileme artarak sürüyor’ denildi.

Ve AB’ye üyelik sürecinin devam edemeyeceği belirtildi.

Rapora Ankara sert tepki gösterdi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç “Yaptığımız reformlar, insan hakları ve hukuktaki gelişmeler görmezden geliniyor” dedi. (Karar Gazetesi)

Sayın Tunç’un Avrupa’nın görmezden geldiğini söylediği şeyleri ülkemizde de nedense sadece AKP’liler görüyor, pek çok kesim görmüyor.

Bu reformlar vesair gelişmeler var da, bunlar kâğıt üzerinde kalmayıp herkese eşit olarak uygulandı da, toplumun tamamına, yani bütün kesimlere hissettirildi de bizim haberimiz mi olmadı?

İŞTE DEMOKRASİ

 Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev yaptığı açıklamada, ülkenin ilk nükleer santralini inşa edip etmeme kararını vermek için referanduma gidileceğini duyurdu.

Bunun sebebi nükleer santrallerin güvenliği konusundaki endişeler tabii ki.

Halka sormak da demokrasinin gereği.

Bizde de nükleer santraller, termik santraller yapılıyor ama ben yaptım oldu mantığıyla.

Kimi halka soruyor, kimi halka dayatıyor.

Bravo Kazakistan devlet başkanına.

Örnek alınsa keşke!

DİĞER YAZILARI HATADAN DERS ÇIKARMAK! 01-01-1970 03:00 BU KAFAYLA BİZİ DAHA ÇOK SEL ALIR! 01-01-1970 03:00 SEÇİMLE İMTİHAN! 01-01-1970 03:00 LİYAKAT KAZANDI! 01-01-1970 03:00 DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY DEĞİŞİMİN KENDİSİDİR! 01-01-1970 03:00 Nasıl bir belediye istiyoruz? 01-01-1970 03:00 BEN DE ADAYIM! 01-01-1970 03:00 SEL GİDER CAMI KALIR! 01-01-1970 03:00 DİKKAT; KAYGAN ZEMİN! 01-01-1970 03:00 PARTİZANYA! 01-01-1970 03:00 EKMEK Mİ, ASFALT MI? 01-01-1970 03:00 KLL… 01-01-1970 03:00 İÇİMİZ BOŞALDI! 01-01-1970 03:00 MÜFTÜ MÜ SEÇİYORUZ, BELEDİYE BAŞKANI MI? 01-01-1970 03:00 VİZYON BUDUR İŞTE! 01-01-1970 03:00 KOLTUĞU KORUMA YASASI 01-01-1970 03:00 GELECEĞİN MİLLETVEKİLİ 01-01-1970 03:00 BİZİM GASPIRALI 01-01-1970 03:00 SEÇİME GİDERKEN… 01-01-1970 03:00 ASBESTTEN KURTULMALIYIZ! 01-01-1970 03:00 HERKESE EŞİT SU! 01-01-1970 03:00 SUSUZLUĞA DAİR… 01-01-1970 03:00 ARAP SAÇI!.. 01-01-1970 03:00 BAŞIBOŞLUK OLURSA… 01-01-1970 03:00 AYAĞINI DEMOKRASİNE GÖRE UZAT! 01-01-1970 03:00 1943’TE İNDİRİM, 2023’TE BİNDİRİM! 01-01-1970 03:00 YAŞASIN CUMHURİYET, YAŞASIN BARTIN GAZETESİ! 01-01-1970 03:00 MÜSTAHAK BİZE! 01-01-1970 03:00 KÖK MAAŞIN KÖKÜ 01-01-1970 03:00 CEHALETLE SAVAŞ 01-01-1970 03:00 YETER Kİ EZAN SUSMASIN! 01-01-1970 03:00 BU KAFAYLA BİZİ DAHA ÇOK SEL ALIR! 01-01-1970 03:00 ADALET MÜLKÜN NERESİNDE? 01-01-1970 03:00 GİDERİN BU HAKSIZLIĞI!!! 01-01-1970 03:00 AL SANA YÜZDE 25 01-01-1970 03:00 ADALET, BAKAN, TUNÇ, BARTIN 01-01-1970 03:00 MAZBATASIZ VEKİL 01-01-1970 03:00 YÜRÜYÜN BE, KİM TUTAR SİZİ! 01-01-1970 03:00 İSTİKRAR BUYSA… 01-01-1970 03:00 BU İŞTE BİR İŞ VAR 01-01-1970 03:00 OLMAK YA DA OLMAMAK 01-01-1970 03:00 SEN NEYE HAZIRSAN O DA SENİN İÇİN HAZIRDIR 01-01-1970 03:00 ANKARA’YA 2 BİLET 01-01-1970 03:00 DİLE BENDEN NE DİLERSEN 01-01-1970 03:00 NABER SAYIN BAŞKAN? 01-01-1970 03:00 SEN BEN KAVGASI 01-01-1970 03:00 İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN 01-01-1970 03:00 HAYATIMIZ DEPREM 01-01-1970 03:00 ÖMÜR TÖRPÜSÜ 01-01-1970 03:00 Bİ KERECÜK DAHA 01-01-1970 03:00 SEÇİM HEDİYESİ 01-01-1970 03:00 GÜNDÜZ ABİ DE HİDAYETE ERDİ 01-01-1970 03:00 2022’YE VEDA ŞİİRİ 01-01-1970 03:00 DÜZENLEMENİN DÜZENSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 BU KAFAYLA OLMAZ! 01-01-1970 03:00 BİZİM NEYİMİZ EKSİK? 01-01-1970 03:00 BİR PUL ÜZERİNDEN GAZETECİLİK DERSİ 01-01-1970 03:00 KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ 01-01-1970 03:00 SAĞLIK BEKLEMEZ 01-01-1970 03:00 DAVA ADAMI 01-01-1970 03:00 KALDIRIMLAR YAYALARINDIR! 01-01-1970 03:00 SIRADA AĞIZLARA FERMUAR MI VAR? 01-01-1970 03:00 EPİSTEMOLOJİK BİR YAZI 01-01-1970 03:00 İMECE Mİ DEDİNİZ, HADİ CANIM SİZ DE! 01-01-1970 03:00 YEMEKTE KONUT VAR: AFİYET OLSUN 01-01-1970 03:00 FIRSATÇILIK 01-01-1970 03:00 99 YILDIR YAZIYOOOOR 01-01-1970 03:00 PARAN KADAR KONUŞ 01-01-1970 03:00 SOKAKTAN BİLDİRİYORUM 01-01-1970 03:00