Advert
Advert
Advert

Bartın’da 1 Mayıs Coşkusu

Mitinge 2 Bine Yakın Kişi Katıldı

Bartın’da 1 Mayıs Coşkusu
Bu içerik 1172 kez okundu.
Advert

Keyfi olarak işten atılmalara, Demokratik birikimimizi ortadan kaldıracak tek adam rejimine artık yeter.

BU MEMLEKET BİZİM, DİKTATÖRLÜĞE TEK ADAMA DİRENELİM!

1 Mayıs İşçi Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Bartın’da da coşkuyla kutlandı. Bartın’da 1Mayıs kutlamaları saat 11.00 de Kemerköprü meydanında başladı. Saat 12.00’de başlayan yürüyüşe ellerinde pankartlarla kortejler halinde, emekçiler sloganlar atarak şehir merkezi Çarşı içi, Şadırvan Caddesi, Karakaş Caddesi, Yukarı Çarşı ve Hamam Sokağı’ndan yürüyüşle geçerek Cumhuriyet Meydanı’na geldiler. Yürüyüş esnasında esnaflar ve vatandaşlar alkışlarıyla emekçilere destek oldular. Mitingde en dikkat çeken Bartın halkevlerinin Bu Memleket Bizim Diktatörlüğe, Tek Adama Direnelim pankartıydı. 1 Mayıs İşçi Bayramı Kutlamalarına Amasra Genel Maden İşçileri Sendikası(GMİS), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası(EĞİTİM SEN), Türkiye Yol-Yapı-İnşaat İşçileri Sendikası(YOL İŞ), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası(SES), Belediye İş Sendikası, Büro Emekçileri Sendikası(BES) ve Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası(ESM), Türkiye Tekstil, Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası(TEKSİF), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Bartın Halk Evleri, Türkiye Çimse İş'e bağlı üyeler ve CHP Bartın il ve ilçe teşkilatları katıldı. 2 Bine yakın kişinin katılımıyla gerçekleşen 1 Mayıs kutlamalarında polis geniş güvenlik önlemleri aldı. Bartın İl Emniyet Müdürü İsa Aydoğdu’da yürüyüş sonuna kadar birim amir ve müdürleriyle beraber güvenlik tedbirlerini yerinde kontrol etti.

BİZİM ÜZERİMİZDEN KAYNAK YARATMAK İSTEYENLERE İZİN VERMEYECEĞİZ 

Mitingin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan basın açıklamalarında Genel Maden İşçileri Sendikası Amasra Şube Başkanı Ertan Kaya; “İşçiler, memurlar, emekliler, işsizler, öğrenciler, esnafılar, gençler, analar, bacılar kısacası tüm Bartınlılar işçi sınıfının ve emekçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününde Bartın’dan ülkemize ve dünyaya anlamlı bir mesaj veriyoruz. Yine meydanlardayız ve haklı taleplerimizi haykırıyoruz. Bartın, Zonguldak ve Karabük’ten oluşan bölgemiz ve Türkiye olarak zorlu bir dönemden geçiyoruz. Komşu ülkeler ateş çemberi altın da. Kan, gözyaşı ve savaş var. Her şeyden önce bu sorunları biz işçiler, emekçiler yaratmadık. Bu savaşın ve yanlış politikaların bedelini de biz ödemeyeceğiz. Zorunlu bireysel emeklilik uygulamasıyla, kıdem tazminatına göz koyarak/toplu iş sözleşmelerinde haklarımızı gasp ederek, yeni zamlarla bizim üzerimizden kaynak yaratmak isteyenlere izin vermeyeceğiz” dedi.

TTK’YA  EN KISA ZAMANDA YETERLİ SAYIDA ÜRETİM İŞÇİSİ ALINMALIDIR

Bölgemizin en güzide kuruluşu olan Türkiye Taşkömürü Kurumu kaderine terk edilmiş, çok sayıda işçi açığı olmasına rağmen kuruma işçi alınmamaktadır. Kuruma en kısa zamanda yeterli sayıda üretim işçisi alınmalıdır. Alınmıyorsa bunun sorumlusu biz çalışanlar ve Bartın halkı değil, siyasi iktidardır. Biz gerek TTK gerekse çevre ve sağlık konusundaki duyarlılığımızı her şart altında devam ettireceğiz. Biz sorunların çözümü için başta iktidar partisinin siyasileri olmak üzere ilgili bürokratları ve bakanları yıllardır uyarıyoruz. Raporlarımızı veriyor, her ortamda anlatıyoruz. Buradan siyasetçi, vekil, bürokrat demeden Bartın halkı olarak ülkemizi yönetenleri bir kez daha doğrudan uyarıyoruz. Bu yanlış politikalardan vazgeçiniz, eğer devam ederseniz bu yanlışlarınızın bedelini mutlaka bir gün size ödetiriz.

TTK’YA İŞÇİ ALINSIN, ÜRETİM ARTSIN İSTİYORUZ

TTK’ya zaman ihmal edilse önce Bartın, Zonguldak, Karabük bölgesi ve sonra Türkiye zora düşmüştür. Biz, yıllardır bu politikaları yakından izleyen Genel Maden İşçileri Sendikası olarak ülkeyi yönetenleri hep uyardık, uyarmaya devam edeceğiz. Birileri geliyor, birileri gidiyor, hep aynı yanlışlar yapılıyor. Sonuçta doğruyu görüyorlar ama bedelini ödüyorlar. Bu bölge ülke sanayisinin can damarıdır, sigortasıdır. Zora düştüklerinde başvurdukları yer burasıdır. Kimse hayal kurmasın, kimse rüya görmesin ve kimse kimseyi kandırmasın. Biz işimize, aşımıza, bölgemize, ülkemizin ve milletimizin geleceğine, yeraltında ve yerüstünde sahip çıkmaya devam ediyoruz. Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda soma modeli dayatmasını kabul etmeyeceğiz. İşçi alınsın, üretim artsın istiyoruz.

1977’DE Kİ KATLİAMDA KAYBETTİĞİMİZ YOLDAŞLARIMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) adına konuşma yapan Eğitim Sen Bartın şube başkanı Sedat Bora’da ; “1 Mayıs 2017’de insanca yaşamak isteyen milyonlar olarak, demokrasi, özgürlük, eşitlik ve laiklik özlemlerimizi, Türkiye'nin dört bir yanında 1 Mayıs alanlarında haykırıyoruz. Ülkenin dört bir yanında kutlanan 1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma gününde milyonların kalbi, meydanlarda ve sokaklarda atıyor. Çünkü burada işçi sınıfının tarihine, değerlerine, hakkına, hukukuna, 1977’deki kontrgerilla katliamında ve iş cinayetlerinde yitirdiğimiz kardeşlerimize saygı göstermeyen bir iktidarın 1 Mayıs alanı Taksim’i işçilere emekçilere devrimcilere yasakladığını görmekteyiz. 1977’de ki katliamda kaybettiğimiz yoldaşlarımızı saygıyla anıyoruz.

OLAĞANÜSTÜ HAL YAĞMA, TALAN VE ÖLÜM DÜZENİN GAYRİ MEŞRULUĞUNUN İLANIDIR

1 Mayıs’ta işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin sokaklarda ve kentlerin meydanlarında olması, olağanüstü hal şartlarında, haksız ve hukuksuz bir şekilde emekçilerin görevlerinden alındığı, eğitim ve sağlığın tamamen paralı hale getirildiği, doğamızın HES’ler, termik santraller ve nükleer santrallerle talan edildiği, laik ve bilimsel eğitimin temelinden tehdit edildiği, iktidarın halkı yönetmek için hileli seçim numaraları yapmak zorunda kaldığı, genel oy ve seçme hakkını bile gasp ettiği bir dönemde 1 Mayıs kutlamak ve faşizme karşı omuz omuza olmak oldukça anlamlıdır.  Olağanüstü hal demek, bu yağma, talan ve ölüm düzenin gayri meşruluğunun ilanıdır. Olağan üstü hal demek sendikalı işçiyi kapının önüne koyan patronu kollamak, işbirlikçi, yandaş sendikaya geçmeyen emekçiyi cezalandırmaktır. Olağanüstü hal, halkı ve mahkeme kararlarını hiçe sayarak zeytinleri sökmek, dereleri kelepçelemektir. Olağanüstü hal demek, kadın cinayetlerinde, "iyi hal" indirimidir. Olağanüstü hal demek, Soma'da ölen işçilerin yakınlarına atılan tekmedir.

İRADEMİZİN YOK SAYILMASINA, ZORLA GASP EDİLMESİNE YETER ARTIK

Ermenek'te göçük bölgesine lüks ciplerle giderken yeri göğü polis ordusuyla doldurmaktır. Olağanüstü hal demek ülkenin tüm sorunlarını, şiddetle, baskıyla daha da derinleştiren iktidarın son oyunu demektir. İşçiler emekçiler ezilenler olarak bu oyunlara gelmeyeceğiz. Haklarımız için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Artık yeter. İrademizin yok sayılmasına zorla gasp edilmesine artık yeter. Keyfi olarak işten atılmalara artık yeter Demokratik birikimimizi ortadan kaldıracak tek adam rejimine artık yeter. Güvencesizleştirmeye ve taşeron köleliğine artık yeter. Satış sözleşmeleri ile açlık sınırındaki-ücret dayatmalarına artık yeter. İş güvencemizin ve kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasına performans tuzağı ile birbirimize rakip düşman hale getirilmeye artık yeter. Haydi, güçlü hayırlarla sesimizi daha gür çıkaralım Sandıkta gasp edilen irademize sahip çıkalım. Ülkemize dayatılan saltanat rejimini ve faşist diktayı püskürtelim. Hepimiz kazanalım.

1 Mayıs katılımcıları basın açıklamalarından sonra Cumhuriyet meydanında halaylar çekerek eğlenmelerinin ardından olaysız bir şekilde dağıldı. 

 

Bartın’da 1 Mayıs Coşkusu Mitinge 2 Bine Yakın Kişi Katıldı
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP 28 delege daha seçti
CHP 28 delege daha seçti
Manav İstifa Etti
Manav İstifa Etti