https://www.bartinpostasi.net/files/uploads/user/4377.jpg
Necdet Aydemir

Bartın’ın Sessiz Tanığı: Asma Köprü

17-03-2026 13:36 1147 kez okundu.

    Bartın’ın kalbinde, Bartın Çayı’nın iki yakasını birbirine bağlayan mütevazı ama anlamı büyük bir yapı vardır: Bartın Asma Köprü. Şehrin en bilinen simgelerinden biri olan bu köprü, yalnızca iki yakayı değil; geçmişle bugünü, hatıralarla yaşayan bir şehri de birbirine bağlar.

     Her gün yüzlerce insanın üzerinden geçtiği bu köprü, aslında Bartın’ın yüzyıllara uzanan tarihinin sessiz bir tanığıdır.

1322 Yılında Yapılan Bir Hayır Eseri

     Köprünün ayağında bulunan kitabede yazılanlara göre Bartın Asma Köprü’nün geçmişi oldukça eskiye uzanır. Kitabede şu ifadeler yer alır:

     “Bu köprüyü 1322 yılında Ebniye-i Seniye Müdürü esbakı Bahriye Mirilivalarından ve eshab-ı hayırdan Osman Paşa’nın yaptırdığı belediyenin eski yıllar kararlarında yazılıdır.”

     Bu ifade, köprünün Hicri 1322 yılında, yani 1904-1905 yıllarında hayırsever bir devlet adamı olan Osman Paşa tarafından yaptırıldığını gösterir. Osmanlı döneminde Bartın’ın gelişmekte olan ticaret ve yerleşim alanlarını birbirine bağlamak amacıyla inşa edilen köprü, o dönem için önemli bir ulaşım noktasıydı.

     Yıllar içerisinde köprü çeşitli onarımlardan geçti. Kitabeye göre:

  • 1958 yılında Devlet Karayolları tarafından ıslah edildi.
  • 1965 yılında belediye tarafından düzenleme yapıldı.
  • 2002 yılında ise DSİ tarafından Türkiye Sel ve Deprem Felaketi Acil Yardım Projesi (TEFER) kapsamında yenilendi.

     Yani bu köprü yalnızca bir kez yapılmış ve bırakılmış bir yapı değil; her dönemde korunarak bugüne taşınmış bir şehir mirasıdır.

Köprünün Yanındaki Tarihi Kilise

     Bartın Asma Köprüsü’nün bulunduğu çevre, geçmişte farklı kültürlerin birlikte yaşadığı bir bölgeydi. Köprüye çok yakın bir noktada bulunan ve bugün farklı amaçlarla kullanılan eski tarihi kilise binası, bu çok kültürlü geçmişin en somut izlerinden biridir.

     Osmanlı döneminde Bartın’da Rumlar ve Ermeniler başta olmak üzere gayrimüslim topluluklar da yaşamaktaydı. Ticaretle uğraşan bu topluluklar özellikle liman, çarşı ve çay çevresinde yoğunlaşmıştı. Bartın’ın Karadeniz ticaret yolları üzerindeki konumu, bu farklı kültürlerin burada bir araya gelmesini sağlamıştı.

     Türkler, Rumlar ve Ermeniler uzun yıllar aynı sokakları paylaşmış; aynı çarşıda alışveriş yapmış, aynı nehrin kıyısında yaşamıştır. Köprünün hemen yakınındaki kilise de o dönemlerin dini ve sosyal hayatının önemli merkezlerinden biriydi.

Şehrin Hafızasında Bir Köprü

     Bugün Bartın Asma Köprü’den geçen bir kişi belki yalnızca karşıya geçmek için birkaç adım atar. Oysa o birkaç adım, aslında yüz yılı aşan bir tarihin üzerinde atılmış olur.

Bu köprü;

  • Osmanlı’nın son dönemini,
  • Cumhuriyet’in ilk yıllarını,
  • Bartın’ın büyüyen şehir hayatını,
  • ve sayısız insan hikâyesini görmüştür.

Belki de en güzel tarafı budur:
Sessizdir ama anlatacak çok şeyi vardır.

     Bartın Çayı’nın suları akmaya devam ederken, Asma Köprü de şehrin hafızasında dimdik durmaya devam ediyor. Çünkü bazı yapılar sadece taş ve demirden ibaret değildir; bir kentin ruhunu taşırlar.

Neler Söylendi?
Haber Sitemizde Yayınlanan Haber ve Köşe Yazılarının Hukuki Sorumlulukları Kendilerine Aittir