Advert
Ayşe Sevtap UZUN
Ayşe Sevtap UZUN
Giriş Tarihi : 28-03-2021 20:29
Güncelleme : 28-03-2021 20:39

YENİ BİR RANT ARACI: “MİLLET” BAHÇELERİ

Sırtımıza yeni bir yük daha eklendi dostlar! Yükümüz çok ve ağır ne yazık ki!

Neden mi?

Hepimizin de bildiği gibi geçtiğimiz günlerde ilimize gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum ve İktidar Partisi Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç en büyük müjdeyi açıkladılar! MİLLET BAHÇESİ..

Söz konusu 71 bin metrekarelik Millet Bahçesi taslak projesini inceleyince görülen o ki, yapılacak olanlar havuzlar, kafeterya, otopark, satış alanları...! Eh adı bahçe olunca geriye kalan bir kaç metre kare alana da 3-5 ağaç ve çim ekilmiş biraz toprak.. Ve yine tüm ülkede uygulanmaya geçilen bu projelere bakılırsa hepsi kent içinde, kent belleğinde önemli yer tutan ve zaten doğal ve yeşil olan tarihi ve kültürel alanlarımız.. Tıpkı geçtiğimiz aylarda Cami-AVM için katledilen tarihi okulumuz gibi..

“Tarihi ve kültürel bir alan” diyorum, çünkü söz konusu fidanlık alanımız, Büyük Önder Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sonrası savaştan çıkan yoksul ülkeyi ayağa kaldırmak ve açlığı bitirmek için tek çıkış gördüğü tarımı, toprağı en verimli hale getirmek, üretimi artırmak amacıyla kurulmaya başlanan Devlet üretme Çiftliklerinden biri. 1946 yılında Gürgenpınarı köyünde kurulmuş olan fidanlıkta üretilen fidanların yetmemesi sonucu daha büyük yere gereksinim duyulunca, yıkılan tarihi okulumuzun karşısındaki, ırmak kenarı olan bu verimli alan 1954 yılında devlet tarafından kamulaştırılarak, üretme çiftliği ilan edildi. Burada köylüye dağıtılmak üzere damızlık hayvanlar, verimli fidanlar, tarım eğitimleri, tohum üretimleri yapıldı.. Bütün amaç tarımsal üretimi artırmak, böylece yoksulluğu ve açlığı sonlandırmaktı..

Çünkü büyük Atatürk 1922 yılında Meclis’i açarken: “Milletimiz çiftçidir. Köylü, Türkiye’nin gerçek sahibi, efendisi, gerçek üreticisidir. Yediyüz yıldan beri kanını akıttığımız, kemiklerini yabancı topraklarda bıraktığımız, emeğini elinden aldığımız, fedakârlıklarını nankör bir davranışla karşıladığımız köylüye gereken saygı gösterilecektir. Tarım sektörünün emeği, modern iktisadi tedbirlerle en yüksek düzeye çıkarılmalıdır. Köylünün bilgisini arttırmak, teknik araçlar kullanmasını sağlamak ve emeğinin karşılığını vermek, iktisat politikamızın ruhu olacaktır.”(Gazi Mustafa Kemal,1 Mart 1922 TBMM Zabit Vakfı yayınları-1977Sf.22) demişti. Bu düsturla Devlet Üretme Çiftlikleri yıllar içinde tüm ülkede kuruldu. Biri de bizim Fidanlığımızdı.

Ancak son yıllarda AKP iktidarı tarafından, temeli üretime değil de, inşaat sektörüne dayayan ekonomi krize girdikçe, inşaat imparatorlarına yeni rant alanları yaratılmalıydı. Bunlar tüneller, yollar, barajlar, TOKİ’ler ve Millet bahçeleri idi. Ve yaratıldı da!.. Burada şu bilgiyi de vermekte yarar var; Sayın Çevre Bakanı’nın açıklamasına göre ülkede planlanan 278 Millet Bahçesi’nin yatırım maliyeti 16 milyar! Bu rakam 2021 bütçesinde 7 bakanlığın bütçesinden fazla!..

Ülkemizde ekonomik kriz ayyuka çıkmışken, pandemi nedeniyle halka milyonlarca aşı gerekirken, esnaf borçlarını ödeyemediği için masa sandalye yakarken, insanlar çocuklarına ekmek götüremediği için intihar ederken, zaten doğal olan ve doğal kalması gereken, kent belleğinde önemli yer tutan bu alanlarımızı akla ve bilime aykırı projelerle katlederek, bu kadar büyük paraları çarçur etmek hangi akla sığar sevgili dostlar!

FİDANLIK İÇİN HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDERKEN MİLLET BAHÇESİ YAPILAMAZ!

Gelelim Fidanlığımızın şu anki hukuki durumuna!

Hepimizin bildiği gibi zaten yıllardır Fidanlığımız sağından solundan çeşitli kamu binaları ile tırtıklanarak daraltılmaya başlanmıştı. Üstte de dediğim gibi, ekonominin beton imparatorlarının elinde döndüğü ülkemizde, inşaat sektörünü canlandırmak için iktidar, tek nefes alma noktamız olan ve binlerce meyve fidanını barındıran bu alana gözünü dikmişti.1950’lerden sonraki sağ iktidarların uygulamaya başladığı yanlış tarım politikaları ile yıpratılan tarımımız,1983 yılında ANAP iktidarı döneminde bu çiftliklerin işlevsizleştirilmesi ile yeni bir darbe daha aldı. En sonunda 2010 yılında AKP iktidarınca alınan fidanlıkların özelleştirilmesi kararı ile bu çiftlikler tamamen yok edildi. Ve bu karar diğerleri gibi, bizim yılların emeği Fidanlığımızın da sonu oldu..

Bu süreç devam ederken o alan Belediye İmar Planı değişiklikleri ile daha da küçültülmeye ve parçalanmaya başladı. Bu parçalanma ve küçültmeler sırasında Tarım İl Müdürlüğü’ne ait olan alan da o kadar daraltılmıştı ki, İl Müdürlüğü buna karşı çıkarak Belediye İmar Planına dava açtı ve kazandı.

O mahkeme şu anda İstinaf Mahkemesinde sürmekte ve eğer siyasi bir baskı olmazsa! Tarım İl Müdürlüğü lehine bitecek. Ayrıca söz konusu Fidanlık arazisi 1954 yılında kamulaştırılırken, tapuya “Kamu Yararı” şerhi düşülerek kamulaştırılmıştı.

Hal böyle iken, yani hem bir hukuki süreç devam ederken, hem de tapuda böyle bir şerh var iken, Adalet Komisyonu Başkanı ve bir hukukçu olarak adaleti en çok savunması gereken iktidar milletvekilimizin, “ o bölgeyi Millet Bahçesi yapıyoruz” diyerek ortaya çıkması adalete yapılmış en büyük saygısızlıktır. Ayrıca eklemek isterim ki; gün gelir devran döner ve bir gün hukuk adalet dağıtanlara da gerekebilir.

BİR ÇİFT SÖZÜM DE İKTİDAR PARTİSİ MİLLETVEKİLİME!

Sayın Tunç geçenlerde “güzel! olan herşeye karşılar” demişsiniz! Evet, karşıyız!

Biz; akla, bilime aykırı olan tüm projelere,hangi iktidar ve güç tarafından uygulanırsa uygulansın karşıyız!

Biz; ülkemizin kaynaklarının yine akla ve bilime aykırı olarak, çar çur edilmesine karşıyız!

Biz; ülkemizin havasının,suyunun, toprağının,ormanının,yeraltı zenginliklerinin bir avuç müteahhite ,üç beş maden şirketine peşkeş çekilmesine karşıyız!

Biz; yıllardır arıtma tesislerini yapmayıp,çalıştırmayan; güzelim Bartın ırmağımızı defalarca kapkara boyayan,balıklarımızı öldüren tekstil fabrikalarının denetimsiz bırakılmasına karşıyız!

Biz; depreme dayanıksız sulak zeminlere, meraları talan ederek üniversite yapılmasına karşıyız!

Biz; 3 yılda bitecek denerek,15-20 yılda bitirilemeyen,milyarların müteahhitlere peşkeş çekildiği ve bu peşkeşin hesabının sorulmadığı baraj inşaatlarına karşıyız! (Merak edenler için Kirazlıköprü Barajı’nın tarihi geçmişi ve harcanan paralar,.. “Sel Kapanı” isimli kitabımda mevcuttur)

Biz; Fatih’in “Çeşm-i Cihan bu mu ola” dediği ,Dünyanın Gözü güzelim Amasra’mıza termik santral yapılmasına karşıyız!

Biz; “kömür çıkaracağım” diye gelip,yıllardır çıkaramayan ve devleti milyarlarca zarara uğratan Hema’ya, yetkililerce halâ göz yumulmasına karşıyız!

Biz; çevreyi korumakla sorumlu müdürlüğün, bahçesindeki onlarca yıllık ağaçların bir gecede kesilmesine karşıyız!

Evet sayın Tunç! Anlatabildiysem eğer, biz güzel olan herşeye değil,üstte saydığım katliamlara göz yuman herkese karşıyız!

Sonuç olarak;ne derlerse desinler en başta da dediğim gibi ,yükümüz çok ve ağır dostlar!..Ama yorulmak yok,yılmak yok,umutsuzluk ise hiç yok!

Rahmetli anacım her zaman “ yolu doğru olanın yükü ağır olur kızım” derdi..Hiç şüphemiz yok ki, yolumuz doğru...Çünkü karşı çıktığımız her olayda,her şeyde ne yazık ki tarih bizleri haklı çıkarıyor!

O nedenle haklı çıkacağımızdan emin olmanın güveni ile başımız dik,vicdanlarımız ve yüreklerimiz rahat! Biz bildiğimiz yolda ilerleyelim dostlar!...

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA