DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert Advert Advert
Arif ÜÇLER
Arif ÜÇLER
Giriş Tarihi : 23-05-2022 18:42

YENİ VALİ HIZLI BAŞLADI

İlk gün köy ziyareti, Büyükkızılkum’da şehit ailesine.

İkinci gün ilçe ziyareti Amasra’ya.

Sonraki gün ilk resmi tören 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı.

Bir gün sonra Merkez Cami ve Külliye inşaatının temel atma töreni.

İlk gazete ziyareti Bartın gazetesine, Esen Aliş’e.

İlk esnaf ziyareti Hükümet caddesine.

Sonra Kumluca Zafer Köyünde ‘Entegre Arıcılık Projesi Arılı Kovan ve Arıcılık Malzemeleri Dağıtım Programı’na katılım.

Üç günde iki köy, üç tören ve pek çok ziyaret.

Sonra en güzel sahil köylerimizden Güzelcehisar’ı ziyaret ve burada Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nce düzenlenen “Türk Mutfağı Haftası”  etkinliğine katılım.

Dünya Şampiyonu boksörümüz Şennur Demir’le Cumhuriyet Meydanı’nda buluşma, sporcumuzun sevincine ve halkın coşkusuna ortak olma.

Ve Huzurevi’nde yaşlılarla sohbet.

İLK GÜNDEN HALKIN ARASINDA

İlk 5 günde bunlar oldu

Tabii bunlar bizim bildiklerimiz.

Duymadıklarımızı, bilmediklerimizi de hesaba katarsak kocaman bir maşallah dememiz lazım, şunu da ilave ederek; Nazar değmez inşallah

Biz Bartın’da epey bir süre kalıp da il merkezinde bile sadece bir iki ziyaret yapıp giden, köylerin bırakın çoğunu görmeyi adını dahi bilmeyen, koltuk altımdan gidiverecek diye makamından çıkmayan Valiler de gördük.

Yeni Valimiz Nurtaç Arslan öyle anlaşılıyor ki bütün köyleri de gezerek hep halkın içinde halkla iç içe olacak.

Bu iyi.

Böylece Bartın’ı daha kısa sürede ve daha iyi tanıyabilir, sorunları da yerinde tespit eder ve bu da çözümlerin daha kolay ve hızlı olmasını sağlar.

Ayrıca köylerimiz de çok uzun bir aradan sonra Vali görür, pek güzel olur.

MERAK

İlk günlerden büyük umut veren yeni Valimiz 10 yıl önce Bartın’a gelip Amasra’da tatil yapmış.

O zaman hiç aklından geçmiş miydi acaba bir gün buraya Vali olabilir miyim diye?

Bir de biz Valilerimiz hep erkek olduğu için Vali Bey demeye alışkınız.

Şimdi Vali Hanım demek belki biraz zor gelecek.

Ama alışacağız.

2001’deki Mobil Santral meselesinde Özel İdaredeki toplantıda Akademisyen Erdoğan Atmış kürsüde konuşurken dönemin Valisi Fatih Eryılmaz’a “beyefendi” diye hitap etmiş ve ortalık bir anda karışmıştı.

O zaman Valimiz kadın olsaydı, Profesör Atmış da “Hanımefendi” deseydi aynı hadiseler yaşanır mıydı acaba?

Neyse siz onu bunu bırakın da kadın muhtarlar, kadın milletvekili, dünya şampiyonu kadın boksör, kadın Vali derken ister misiniz önümüzdeki dönemde kadın belediye başkanımız da olsun.

Olmaz olmaz demeyin, olmaz olmaz.

VALİLER VE ARABALARI

Sanki Bartın Valisinin makam aracı sıkıntısı varmış gibi önceki Valimiz gitmeden kısa bir süre önce envantere son model Auidi eklenmiş, böylece makam aracı sayısı bildiğim kadarıyla 4’e yükselmişti.

Yine bildiğim kadarıyla Vali Sinan Güner, İçişleri Bakanlığından gelen yeni makam aracına biri Kayseri’ye Bartınspor’un maçına, diğeri de İstanbul’a gitmek suretiyle sadece iki kere binme imkânı buldu.

Sanki son model makam aracı ile daha çok ve daha hızlı hizmet yapılacakmış gibi Bartın’da pek çok Valinin eskiden beri hep böyle bir merakı vardı.

Bir Valimiz dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın ilimizi ziyaretinde “Tantan’dan korktu, yeni makam aracını sakladı” başlığıyla Posta gazetesine haber bile olmuştu.

Saadet Partisi İl Başkanı Mücahit Mekeç ile geçenlerde konuşurken “İsraf ve faiz, bu iki kalem acilen düzeltilmeli” demişti.

Hem de düzeltilmeli kere düzeltilmeli.

Kemeri neden hep vatandaş sıkıyor?

Devlet öncelikle şu lüks araç sevdasından, gösterişten, şatafattan hemen vazgeçmeli ve derhal önce kendisinden başlamak suretiyle her alanda tasarruf tedbiri uygulamalı.

Ayranımız yok içmeye tahterevalli ile gidiyoruz bilmem ne yapmaya!

AĞZINA SAĞLIK

Cami ve Külliye yapmak için eski Endüstri Meslek Lisesini yıkan zihniyet, temel atma töreni vesilesiyle, yıkımla oluşan yarayı kaşıyarak bir kez daha tepki gördü.

Vatandaş Tahir Taşçı Bartın Postasının internet sitesinde yer alan haberin anonsunun altına şöyle yazmış;

“Ne kadar lazımdı ya değil mi ama kankalar beraber poz vermiş. Bunun yerine bir fabrika kurup bin kişiye iş versek olmazdı değil mi? Camilerde cuma hariç on kişi var yok, efendim böyle deyince din düşmanı oluyoruz. Bu memlekette bin kişiye iş vermek beş bin kişiye iş aş vermek demek. Hangisi daha sevap karar verin. Cami zaten var her mahallede iki tane.”

Okuyunca hay ağzına sağlık be Tahir usta dedim ve yazısına hemen beğeni işareti koydum.

Tahir Taşçı’nın rahmetli annemin de köyü olan Ulugeçit Ambarcı köyünde yaşadığını öğrendim.

Üretim yapan köylüler, işte böyle duyarlı davranan köylüler milletin efendisidir.

Bir de buradan diyorum.

İyi söylemişsin, ağzına sağlık, helal olsun Tahir usta.

GÖNLÜMÜZDEN SİLEMEZSİNİZ

Cami ve Külliye demişken buraya şu önemli notu Sayın Valimizin de dikkatine sunarak eklemeden geçemeyeceğim.

Sosyal medyada Necdet Aydemir paylaştı.

Tören programında “Sizleri din, vatan, millet ve namus uğruna şehadet şerbetini içen aziz şehitlerimiz ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasına saygı duruşu ve İstiklal Marşını okumaya davet ediyorum” yazmasına rağmen, sunumda Atatürk’ümüzün adı anılmamış, es geçilmiş.

Umarız kasıt yoktur.

Sayın Valimizin gerekeni yapacağına inanıyorum.

Yeri gelmişken bir şey daha:

Şunu kimse unutmasın;

Atatürk ve T.C. adı tören programlarından çıkarılıp kamu kurum ve kuruluşlarından silinse bile gönlümüzden asla ve kesinlikle silinmez, silinemez.

BİR KÜLLİYEMİZ EKSİKTİ

Geçim sıkıntısı, enflasyon, pahalılık, aralık ayından bu yana durdurulamayan zamlar, memleket yanıyor ve biz hâlâ betonla uğraşıyoruz.

Maddiyatımızla, maneviyatımızla bütün gücümüzü ekonomiyi kurtarmaya harcamak yerine köprü, havaalanı, millet bahçeleri, tüneller, yollar, camiler ve külliyeler inşa ediyoruz.

Bunlar mı bizi pahalılıktan, enflasyondan, geçim sıkıntısından kurtaracak?

Prostata iyi geliyor diye aldığım kabak çekirdeğinin son zamlarla nasıl el yaktığını önceki yazımda anlatmıştım.

Bağırsaklara iyi gelen kuru kayısının 26 tanesine geçenlerde 37 lira (tanesi neredeyse 1,5 liraya geliyor) verdim.

Maaşlar hariç her şeye hiç durmadan zam geliyor.

Dolar olmuş 16 lira.

El insaf be kardeşim.

Hâlâ bize masal anlatıyorsunuz.

ELLER MERSİN’E, BİZ TERSİNE

Bir önceki yazımda kıymayı 120 liradan kaç kişi kaç kez alıp da yiyebilir demiştim.

Kıyma bu yazıda 148 lira.

165 liraya çıkan kuşbaşı etle birlikte 200 liraya doğru koşar adım gidiyorlar.

Her yazıda farklı bir fiyat!

İşte ekonominin geldiği nokta!

Bu millet tarihinde ilk kez domatesi taneyle, karpuzu dilimle alıyor beyler!

Ve biz bütün enerjimizi üretime dönük işlere harcamamız gerekirken, Cami ve Külliye projesini eleştiren duyarlı vatandaş Tahir Taşçı’nın da dediği gibi fabrikalar yapıp hem üretip hem de işsizlere iş ve aş vermemiz lazım gelirken tam tersini yapıyoruz.

Biz ne yapıyoruz, nereye gidiyoruz!

Görmüyor musunuz uçurumun kenarındayız.

Kendimize gelelim Allah aşkına!

KARA DELİK

Dövizi frenlemek için uygulamaya geçirilen Kur Korumalı TL Mevduat sistemi kuru aşağı çekemediği gibi halkın vergilerinden oluşan ülke bütçesine devasa maliyet bindirmeye başladı.

Kurdaki yükselişin durdurulamaması halinde kur koruma maliyetinin devasa boyutlara çıkarak bütçeye yeni bir kara delik açmasından endişe ediliyor.

Kur Korumalı Mevduat hesabı kapsamında parasını dövizden TL'ye çevirip kur garantisi alan tasarruf sahiplerine mart ve nisan aylarında ülke bütçesinden toplam 16.2 milyar lira para ödendi. (Basından)

1970’li yıllardan sonra 80’li yıllarda Turgut Özal tarafından denenen kur korumalı sistem başarısız olmuş.

Rahmetli Özal hatasını anlayıp bu sistemi kötüleyen açıklamalar yapmış.

Dolar yükselmeye devam edeceğine göre uygulama devam ettikçe zarar daha da büyüyecek.

Zararın neresinden dönülse kârdır diyerek bu sistemi derhal sona erdirmeliyiz.

NASIL YANİ?

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan “Birleşik Arap Emirlikleri baktı ki Türkiye’ye diz çöktüremiyor, teslim oldu” dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik “Özkan’ın Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerine dair beyanları partimizin görüşlerini yansıtmamaktadır” açıklaması yaptı.

Birleşik Arap Emirlikleri ile ilgili açıklamasıyla krize neden olan AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan görevden alındı.

Özkan’ın yerine TBMM Adalet Komisyonu Başkanı, Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç atandı.

Karar sonrası yaptığı açıklamada görevden affını istediğini belirten Özkan, "AK Parti’de aslolan makam ve mevki değil, görev ve sorumluluklardır" dedi. (Basından)

Özkan’ın sözlerinde bir tuhaflık göremedim.

Aksine Türkiye’yi öven, yücelten bir ifade.

Olup bitenleri tersinden okumaya kalkarsak Fetö’nün finansörü olmakla suçladığımız ve bu yüzden birbirimize girdiğimiz Birleşik Arap Emirlikleri teslim olmadıysa Türkiye’mi teslim oldu?

Anlaşılan o ki; bozulan ilişkiler yeniden kurulmaya çalışılırken pişmiş aşa su katan Özkan bu yüzden partisi tarafından azledildi.

Kim kime teslim oldu, kim kimi teslim aldı?

Anlayan varsa lütfen bana da anlatabilir mi?!

SEL GİDER, YAZISI KALIR

21 Mayıs 1998, Bartın il merkezinin 4’te 3’ünü sular altında bırakan büyük selin yıldönümüydü.

Suyla gelen bu felaket belde, ilçe ve köylerde henüz tamamen sona erip de Bartın’ın lügatından çıkmış değil.

Ancak barajlar il merkezini artık koruyor.

Başlatanlardan, bitirenlerden, emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

3 tane 4 tane baraj, sel kapanı, bilmem kaç tane ırmak ve dere ıslahı yaptık, önlemimizi aldık, bu kadar yeter diyemiyoruz ne yazık ki.

Geçen yıl ağustosta ağır hasar gören Kumluca beldesi ve köyleri ile sel felaketi yaşama riski bulunan bütün yerleşim birimlerimizin de korunması dileğiyle…

ÇAYLAAARRRR

İstanbul Belediye Meclisinde CHP’li bir meclis üyesi hayat pahalılığından söz ederken alkol zammı deyince kendisine “günah-haram” gibi laf atmalar oldu.

Bir dakika hemen hoplamayın dedi konuşmacı ve şöyle devam etti; “Alkol almayanlar çay içecek ama ona da zam yaptınız be kardeşim.”

Sahi çay neden zamlandı?

Çaykur devlet kuruluşu değil mi?

Yoksa onu da Katarlılar aldı da haberimiz mi yok?

Yahu biz ekiyoruz, dikiyoruz, biz topluyoruz, biz işliyoruz, biz paketliyoruz.

Dolarla molarla da işi yok.

Dış güçlerle hiç alakası yok.

Ama yüzde 50’ye yakın zam var.

Neden?

Devlet böyle yaparsa, özel sektör ne yapmaz!?

GÜNAHTIR YAPMAYIN

Basın yayın kuruluşlarının internette fazla “tık” almak için başvurdukları hileler arasında emekli haberleri başı çekiyor.

Zam dönemleri yaklaştıkça alıyorlar oltaları ellerine başlıyorlar sallamaya.

İşte birkaç örnek;

“Temmuz emekli zammı netleşti! En yüksek ve en düşük emekli maaşı belli oldu.

Emekli maaşlarına büyük zam.

Emeklilere müjde.

Bakan Bilgin'den son dakika açıklaması: Memur ve emekliye ek zam mı geliyor? 2022 Temmuz'da memur ve emekliye...”

Bu tür haberler birkaç değişiklikle her gün yapılıyor.

Aslı astarı olmayan şeylerle emeklileri istismar ediyorlar.

İşin ilginç tarafı kendisini eleştirenleri hemen adliyeye veren iktidar bu istismara seyirci kalıyor.

Temmuz zammının belli olması için mayıs ve haziran enflasyonunun belli olması lazım.

Yapmayın beyler.

Zaten özellikle son dönemde büyük mağduriyet yaşayan gelenin vurduğu gidenin vurduğu emeklilerin duygularıyla oynamayın.

Ayıptır, yazıktır, günahtır!

YAĞMASAK DA GÜRLÜYORUZ

İsveç ve Finlandiya’ya diklendik.

Haklı olarak diklendik.

Evet, bizden kaçanlara kucak açıyorlar, teröristleri barındırıyorlar.

Davamızda haklıyız.

İyi de Birleşik Arap Emirliklerine diklenirken, onları da Fetö darbesine destek olmakla suçlarken haksız mıydık?

O zaman da haklıydık.

Ya Cemal Kaşıkçı cinayetinin müsebbibi Suudi Arabistan krallığını?

İstanbul’un orta yerinde, bütün dünyanın gözü önünde adamı katledip yok ettiler ya, biz de çıkıp oranın kral namzeti prensine katilsin diye bağırdık ya.

Sonra da hiçbir şey olmamış gibi, adalet yerini bulsun diye açtığımız cinayet davasının dosyasını gittik “bizim yapacak bir şeyimiz yok” diye onlara verdik.

Ya Mısır’la ettiğimiz kavgalar?

Hindistan’daki sağır Sultan bile duydu.

Ya İsrail ile olan sürtüşmelerimiz, bunu bilmeyen mi var?

Onlara da avazımız çıktığı kadar bağır bağır kurşun gibi ağır sözlerle katil diye bağırmadık mı?

HİÇ ŞAŞIRMAM

Mısır’la olan davamızda da, İsrail ile olan kavgamızda da, Suudi Arabistan’la olan meselemizde de haklıydık.

Hepsinde doğrusunu yaptık.

Sonra da çok geçmeden hepsiyle yağ-bal olduk.

Şimdi de Nato’ya üye olmak isteyen İsveç ve Finlandiya ile kavgalıyız. 

Onlara da posta koyduk.

Koyduk ama bu iş de korkarım ki Birleşik Arap Emirliklerine, Suudi Arabistan’a, Mısır’a, İsrail’e koyduğumuz postaların akıbeti gibi olacak.

Olursa hiç şaşırmam.

Siz de şaşırmayın!

İLGİNÇ RASTLANTI

Diyorlar ki ülkeler arası ilişkililer karşılıklı menfaate dayanır.

Yukarıda saydığım ülkelere diklenirken ekonomimiz nispeten iyiydi.

En azından bugünkü kadar kötü değildi.

Bu ülkelerin hepsiyle ilişkileri düzetme açılımının paraya ihtiyacımızın olduğu bir döneme rastlaması tesadüf mü?

İsveç ve Finlandiya şu dar günümüzde ekonomimize destek olursa Suudilere Cemal Kaşıkçı dosyasını verdiğimiz gibi, onlarla ilgili şikâyetlerimizi de geri mi çekeceğiz?

Birleşik Arap Emirlikleri şimdi Fetö destekçisi olmaktan çıktı mı?

İsrail’in katil damgası alnının ortasından silindi mi?

Dün kara dediğimize bugün ak dersek, bir öyle bir böyle konuşursak, rüzgâr ne taraftan eserse o tarafa dönersek dünyada ne kadar itibarımız olur sizce?

YA HERRÜ YA MERRÜ

Bir de şu var;

Bizden kaçan teröristler sadece İsveç ve Finlandiya’ya mı sığınıyor?

Amerika, Yunanistan, Almanya, Belçika, Danimarka, Norveç başta olmak üzere pek çok Nato üyesi ülke aynı şeyi yapıyor.

Pkk’da sadece İsveç silahı mı var?

Ya Amerikan silahları?

1991’de Hakkari Çukurca’da Üzümlü karakolu baskınında bizzat gözümle gördüm.

Burada 14 arkadaşımı şehit eden teröristler Irak’a kaçarken geride bıraktıkları silahlar ve yaşam destek malzemeleri arasında Amerikan malları da vardı.

Hadi onu bırakın, Çekiç Güç orada ne iş yapardı, hatırlayın bakalım.

İsveç ve Finlandiya istediğimiz teröristleri iade etmiyor da Amerika çok mu ediyor?

AMERİKA’YA DA VAN MİNÜT

Fetö’nün elebaşı da dahil üst düzey pek çok üyesi Amerika’da değil mi?

Ya Yunanistan?

Türkiye düşmanlarının alayına kucak açmıyor mu?

Almanya’da öyle değil mi?

İsveç Pkk-Ypg seviciliği yüzünden bize silah ambargosu koymuş.

Amerika ambargonun babasını yaptı, parasını ödediğimiz savaş uçaklarını vermedi.

İsveç ve Finlandiya’ya karşı çıkıyoruz iyi güzel de Amerika ve diğerlerine de “Ben Nato’da terör destekçileriyle, bana ambargo koyanlarla bir arada olmam, Ya herrü ya merrü” desek ya.

Neden Biden’e de “van minut” demiyoruz, diyemiyoruz?

Güngörcüğüm (Yavuzaslan) televizyonlarda bunları da konuş.

Konuşabilirsen tabii.

YA TUTARSA

Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun Sabah gazetesindeki yazısından;

Çoğu kez, "Ne kadar dua etsek de duamız kabul olmuyor" diye yakınır ve "Ne yapalım da duamız kabul olsun" deriz. İşte bu soruyu sahabenin büyüklerinden, Hz. Resul'ün de akrabalarından olan Sa'd bin Ebu Vakkas (RA), Hz. Peygamber'e (SAV) soruyor:

"Ey Allah'ın Elçisi! Duası kabul edilenlerden olmam için ne yapmam lazım? Ayrıca bunun olması için yüce Allah'a dua eder misiniz?"

Efendimiz (SAV) cevap verdi: "Ey Sa'd, helal ve temiz ye, duası kabul edilenlerden olursun. Bir vücut ki haramla beslenmiştir, yanmaya daha layıktır."

İşte şimdi yandık.

İslam dininin o kadar çok kuralı var ki, yüzlerce, binlerce kurala hangi birimiz harfiyen uyabiliriz ki?

SONUÇ ORTADA

Geçmiş olsun, yaş tahtaya basmış vaziyetteyiz.

Bizi hastalıklardan koru diyoruz, olanlar yetmezmiş gibi yeni-yeni hastalıklar çıkıyor ve daha yeni Covid 19’a 2 yılda 6 milyondan fazla kurban verdik.

Bizi, insanlığı savaşlardan koru diyoruz, üç aydır devam eden savaşta işgalci Rusya ölüm ve yıkım saçarak hem Ukrayna’yı berbat etti, hem de kendi berbat oldu.

Dünyanın dört bir yanında iç karışıklık ve savaş var.

Yurduma alçakları uğratma, bizi, insanlığı aç açık bırakma diyoruz, başta Afrika olmak üzere pek çok yerde kıtlık var, insanlar açlıktan ölüyor, bizim de halimiz ortada.

Şimdi anladınız mı, neden böyle olduğunu?

O zaman soru şu;

Bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek kıyısından, köşesinden veya tam ortasından harama bulaşan bizler madem duamız tesir etmez, neden dua ederiz, olmayacak duaya amin deriz ki?

Cevap başlıkta; Ya tutarsa!

TEBRİKLER ŞENNUR

72 ülkeden 310 sporcunun katılımıyla İstanbul´da düzenlenen Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası'ndan 5’i altın 2’si bronz tam 7 madalya çıkardık.

Altın madalyalardan birini hem ülkemize hem de Bartın’ımıza sporcumuz Şennur Demir hediye etti.

Futbolda çeyrek asırdır amatörlükten kurtulamadığımız için televizyonlarda, gazetelerde adımız geçmiyor, esamemiz okunmuyordu.

Şennur’un sayesinde Bartın kendisini hatırlatma, gösterme fırsatı buldu.

Sporla yapılan reklamı (hele-hele daha geniş izleyici kitlesi olan futbolla) bir çuval para harcasanız yaptıramazsınız.

Bartın’ın adını dünyaya duyuran, bizi gururlandırarak göğsümüzü kabartan kardeşimiz demir yumruk Şennur Demir’i canı gönülden kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

NELER SÖYLENDİ?
@
Arif ÜÇLER

Arif ÜÇLER

DİĞER YAZILARI LASKAVO PROSIMO GÖSTERGEMİZ GÖSTERMİYOR METİN ABİNİN ARDINDAN… ELEŞTİRME BENİ, SEVERİM SENİ BUNLARI YİYEBİLİR MİYİZ? Kimler geldi kimler geçti ANNESİZ ANNELER GÜNÜ BAKANLARA BAKARKEN… SAVAŞIN AHLÂKI ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR SOYGUN İMDAAAAATT MALUMUN İLAMI GÖÇMEN MESELESİ SİYASETİN BU MU DÜNYA KALP MERKEZİ İSTİYORUZ UKRAYNA; RUSYA İÇİN 2. AFGANİSTAN BATAKLIĞI YA, AYNI DURUMDA BİZ OLSAYDIK? DİREN UKRAYNA, Bir kardeş kardeşi vuruyor ne diye REST BÖYLE ÇEKİLİR YASTIK ALTINDAN BİLDİRİYORUM BİZİ SEÇİM PAKLAR ZÜĞÜRT TESELLİSİ BANA NE BUNLARDAN VATANDAŞI ELEKTRİK ÇARPTI DEFİNE Mİ BULDUNUZ? ÖNCELİKLERİMİZ YANLIŞ Tam bir fiyasko! EMEKLİNİN BEKLENTİSİ BU PİLAV DAHA ÇOK SU KALDIRIR DEVRİMİ SİNEMADA YAPTI SERDENGEÇTİ GAZETELERE POSTA DARBESİ ATATÜRK VE BARIŞ AKARSU DEMOKRASİ FARKI AŞI BAĞNAZLIĞI CEMAL AKIN ANKARA’YA YAKIN Anneme mektuplar V BATI’K KARADENİZ Anneme mektuplar (IV) Anneme mektuplar (III) Anneme mektuplar (II) BEN DE BU DAĞLARIN NESİNE GELDİM Yaktın bizi Defne USULSÜZLÜK Anneme açık mektup FİLYOS’U GAPMAK VEFA BORCUMUZ VAR 97 kere maşallah Yazılarını özlüyoruz Demokles’in kılıcı VENEDİK MASALI Vefa sadece semt adı olmamalı YİĞİT ÖLÜR, ŞANI KALIR TERÖRDEN BETER AYAKLI BOMBA GİBİYİZ Korku filmi gibi… Önüm arkam, sağım solum sobe Makamlar mevkiler! Cemal Akın farkıyla 10 Ocak İsa Küçük’lü yıllar Yargı hızlanacak ve uyuşturucu ile etkin mücadele edilecek
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Bartın'da kumar baskını
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA