DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert Advert Advert
Arif ÜÇLER
Arif ÜÇLER
Giriş Tarihi : 22-01-2022 12:59

VATANDAŞI ELEKTRİK ÇARPTI

İğneden ipliğe her şeyin yüzde 100-300-500 zamlandığı bir dönemde fahiş market, çarşı-pazar fiyatları ile mutfağında çıkan yangını yetersiz maaş zamlarıyla söndüremeyen vatandaşlara bir büyük darbe de elektrikten geldi.

2022'nin ilk sabahı açıklanan zamlar arasında en ağırı olan elektrik zammı bugünlerde sayaçların okunmaya başlanmasıyla vatandaşı fena çarptı.

Yüzde 50 ila yüzde 125 arasında değişen kademeli tarife aylık 150 kilovatsaatlik kritik sınırı aşanları hop oturtup hop kaldırdı, “yandım Allah” diye bağırttı.

Bu sınırı aşmamak için abartılı bir şekilde tasarruf yapmak gerektiğinden “yandım Allah” diye bağıranların sayısı oldukça fazla.

Tüketim miktarı yükseldikçe faturayı üçe-dörde katlayan “kazık tarife” vatandaşı öyle zor durumda bıraktı ki faturaları görenler 220 volt akıma kapılmış gibi oldu, cereyana tutulmuş gibi sarsıldı.

ALLAH’A HAVALE

Bir vatandaş AKP Milletvekili Yılmaz Tunç’un sosyal medya paylaşımına 590 olan elektrik faturam bu ay 1690 liraya çıktı diye yazmış, sebep olanları ağır bir ifadeyle Allah’a havale etmiş.

Küçük dükkânında kuruyemiş-tekel ürünü satan tanıdığım bir esnaf arkadaş geçen ay 900 lira gelen elektrik faturasını bu ay 2 bin 250 lira olarak ödeyecek.

Tabii ödeyebilirse.

Kara-kara düşünüyor, bu hesabın içinden nasıl çıkacağım diye.

Berber dükkânına 1400 lira elektrik faturası gelir mi?

Bu kadar zam yaparsanız gelir tabii.

Berberin eti ne, budu ne arkadaş?

Ben size bir şey söyleyeyim mi sayın hükümet adamları millet yanmış durumda.

Hem de Marmara çırası gibi!

YAZIKLAR OLSUN BİZE

“Vallahi de billahi de bittik ya, ama ülkeyi yönetenlerin ya haberi yok ya da görmemezlikten geliyorlar. Ya Allah aşkına elektrik, doğalgaz, akaryakıt, market fiyatları şu anda ne durumda haberiniz var mı?”

Bunu Recep Özgün isimli bir vatandaş yazmış Milletvekili Yılmaz Tunç’un havalı bir sosyal medya paylaşımının altına.

“Biz millet olarak sizlere güvendik yetki verdik. Yazıklar olsun bize”

Bunu da elektrik faturalarına yapılan fahiş zamlarla çileden çıkan Muhammet Coşkun isimli vatandaş yazmış Sayın Tunç’a.

Bunlar en masumu.

Öyle tepkiler var ki vatandaş resmen çıldırmış durumda.

Bir de doğalgaz faturaları var yakında ödenmeye başlanacak.

Onlar da yeni okunuyor ve yüzde 25-50 zamlı.

Elektrikle gaz birleştiğinde faturalar daha fazla acıtacak.

Etrafınızda “Yangın vaaaaarrrrrrr” diye bağıran insanlar olursa korkmayın ve sakın şaşırmayın!

EMEKLİLER SİZE NE YAPTI?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtar maaşlarının asgari ücretinin altında kalmasına gönlümüz razı olmadı. Yaptığımız değerlendirme sonunda muhtar maaşlarını asgari ücret seviyesine yani 4 bin 250 liraya yükseltme kararı aldık” dedi.

Maaşı 4 bin 250 liranın altında milyonlarca emekliden biri olarak bu sözler beni çok yaraladı.

Üzüldüm, öfkelendim, kendimi üvey evlat gibi hissettim, itildiğimi, kakıldığımı, adam yerine konmadığımı, emeklilerin muhtar kadar haysiyetinin olmadığını düşündüm.

Benim durumdaki emeklilerin de (fanatik AKP’liler hariç) benimle aynı duyguları paylaştığını adım gibi biliyorum.

ÇİFTE STANDART

Asgari ücreti 2 bin 825 liradan 4 bin 250 liraya çıkardınız.

Onlara verdiniz.

Memurlara ek zam verdiniz, zam oranını yüzde 30,5 yaptınız.

Muhtar maaşını 4 bin 250 liraya çıkardınız.

Ya emekliler?

En düşük emekli maaşı neden asgari ücret seviyesine gelemedi, getirilmedi?

Emeklilerin suçu ne acaba?

Emekliler yoksa dış güçlerden mi?

Asgari ücretliyi enflasyona ezdirmedik dediniz.

Muhtarlara daha az vermeye gönlümüz razı olmadı dediniz.

İyi de asgari ücretlinin, muhtarın, memurun canı can da emeklinin ki patlıcan mı?

Emekliye az vermeye nasıl gönlünüz razı oldu?

Emekliler üvey evlat mı?

Bakın buraya yazıyorum;

Bu dönemi 2002’de emekli başlattı.

Şimdi de emekli bitirecek!

Beni dedi dersiniz!

BEDAVA PARA

Hem sonra, muhtarlar 4 bin 250 lirayı hak edecek ne iş yapar söyler misiniz Allah aşkına?

Resmen bedava para!

Bazıları için “oturdukları yerden para kazanıyorlar” deriz ya bu tam da böyle bir şey işte.

Yazık, günah.

Boşa harcayacak paramız var madem emeklilere de verin de bir işe yarasın.

Enflasyon, adaletsizlik, haksızlık, eşitsizlik bir yana böyle yaparak ayrıca neye sebep olacaksınız biliyor musunuz?

Bakın şimdi önümüzdeki seçimlerde her mahalle ve köyde “bu işte iyi para var” diyerek en az 10-15 aday çıkacak.

Bazılarında 20-25-30 bile olacak.

Millet birbirini yiyecek.

İyi mi olacak?

PEMBE GÖZLÜK

“Yeşillikler satıyor evine ekmek getirebilmek için. Bakın bakalım gözlerinde Nebati’nin ışıltısı var mı?” yazısıyla Ali Öz imzalı bir fotoğraf paylaşılmış sosyal medyada.

Ben baktım fotoğraftaki kadının gözlerine, ışıltı mışıltı göremedim.

Onun yerine hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, fahiş market fiyatları, enflasyon, borç, senet, icra, kaygı, üzüntü, stres gördüm.

Peki, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin, TRT ekranlarında 'Gözlerime bakar mısınız? Ne görüyorsunuz? Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır' demesinin sebebi hikmeti nedir o zaman?

Onu da şöyle izah etmek lazım;

Bakan Bey ve başta Cumhurbaşkanı ile diğer hükümet adamları, buna iktidarın destekçisi Bahçeli Bey’de dahil, tekmili birden hepsinin gözünde pembe gözlük var ve bu yüzden nereye baksalar ışıltılı-parıltılı, renkli-parlak, her şeyi toz pembe, memleketi güllük gülistanlık görüyorlar!

GAZ VE BORU

“Ak Parti iktidarının ikinci yılındaki (2004) doğalgaz müjdesi,18nci yılında gemilerle sondajlandı..

2023’de  de Karadeniz de fışkırıp Filyos Limanında depolanacak…!!!”

Bu paylaşımı sosyal medyadan Bartın gazetesinin sahibi Esen Aliş yaptı.

Altına “İndirimli mi olacak, bindirimli mi?” diye yazdım.

Vatandaşın ekonomisi bozuk, morali bozuk.

Haliyle hemen akla önce para geliyor.

Bir de buradan soralım;

İndirimli mi olacak, bindirimli mi?

Filyos’a gaz boruları geldi diye caka satıyorsunuz ama o borular elektrik, gaz, akaryakıt, market zamlarıyla bize girdi diye yazanlar da var Milletvekili Tunç’un paylaşımının altına.

Bu da gazla ilgili bir başka ilginç not.

GÜLER MİSİN, AĞLAR MISIN?

Bir de zamları en düşük seviyeden yaptık diyorlar.

Korkusuz gazetesi “En düşüğü buysa” diye manşet atmış, fahiş zamları, fiyatları sıralamış.

En düşük dedikleri faturaları önce ikiye sonra üçe-dörde katlayan gazda yüzde 25-50, elektrikte yüzde 50-125 zam.

Yüzde 100’leri çoktan aşıp 200’leri bulan market zamları da düşük olmalı onlara göre.

Ve halen daha pembe tablolar çizmeye çalışıyorlar.

Güler misin ağlar mısın?

İstediğiniz kadar algı yapın, vatandaşın karnı doymazsa kulağı duymaz.

Bu da böyle biline!

FATİH TERİM

Milli takımla Avrupa Şampiyonasında yarı finale çıkma başarısı gösteren, kulüp bazında en çok şampiyonluk kazanan,  en çok kupa kazanan ve Türkiye’ye futbolda Avrupa’dan kupa getiren tek teknik direktör olmakla kazandığınız yüksek kredi sizi ilanihaye bir yerde tutmaz.

Bu kadar başarı başarısızlığı örtmez.

Nitekim kredi bitti ve Fatih Terim Galatasaray’dan gitti.

İşinizi layıkıyla yapamıyorsanız, kötü gidişatı durduramıyorsanız, size güvenenleri hayal kırıklığına uğratıyorsanız, taraftarlarınızı üzüyorsanız adınız Fatih Terim, lakabınız imparator bile olsa gidersiniz.

İktidarlar da böyle.

Geçmişteki başarılar sizi bir yere kadar götürür.

Hep başarılı olmak zorundasınız.

Eğer başarısız olursanız, halkın derdine derman olamazsanız gidersiniz.

Kimse gözünüzün yaşına bakmaz.

Kendi taraftarınız bile.

İlk seçimde biletinizi keserler.

Demedi demeyin!

ALIN SİZE ANKET

Emeklilerinin maaşlarına yapılan zamların yetersizliği, fahiş market, elektrik, gaz, akaryakıt fiyatları, enflasyon, geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı iktidar temsilcilerinin sosyal medya paylaşımlarına tepki olarak yansıyor.

AKP Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da bu tepkilerden payına düşeni fazlasıyla alıyor.

Vatandaşın burnundan soluğu bir ortamda “şunu yaptık, bunu yaptık” diye ortalıkta dolaşırsanız olacağı budur.

Öyle sert eleştiriler, ağır sözler var ki isimlerini vererek beddua dahi ediyorlar.

Ve bunlar bugüne kadar size oy verdik, bundan sonra asla vermeyeceğiz, elimi keserim yine vermem diyenler.

İnsanlar bunalmış, ateş püskürüyorlar.

Tunç’un 20 Ocakta yaptığı “Mecliste bugün” paylaşımının altında 44 yorum var, 4’ü olumlu, 40’ı olumsuz.

Sadece bu değil, Sayın Tunç’un son aylarda yaptığı paylaşımların çoğunda iktidara karşı olumsuz yorumlar, eleştiriler ve sert tepkiler var.

İşte size anket!

Hem de gerçek ve tap taze.

Gidiyor, gitmekte olan…

TROLLER SESSİZ

İşin ilginç tarafı Yılmaz Bey’in trollerinin olumsuz yazılara sessiz kalması.

Aslında bu normal.

Çünkü troller uzayda yaşamıyor ki, onlar da bizimle aynı kaderi paylaşıyorlar ve onların da ekonomisi bozuk

Bir şey diyecek halleri kalmadı yani.

Milletvekili Tunç’un önceki yıllarda yaptığı paylaşımlar genelde hep olumlu yorumlar alıyordu.

Olumsuz yorum-eleştiri-tepki olursa da troller (çoğu sahte hesaptan çatışma ve tartışma yaratma niyetinde olan kişi) hemen devreye girip yorumun sahibine saldırıyordu.

Geçen yıl durum değişti.

Özellikle son aylarda ekonominin rayından çıkmasıyla tepkiler, eleştiriler yükselmeye başladı.

Maaş zamlarının adaletli olmaması, sanki bir kesimin enflasyonu başka, diğerinin başkaymış gibi ayrımcılık yapılması, asgari ücrete yüzde 50, muhtarlara asgari ücret kadar maaş artışı, memurlara yüzde 30,5, işçi emeklilerine 25,5 verilmesi bardağı taşıran son damla oldu.

Öyle ya memurun, memur emeklisinin, asgari ücretlinin, muhtarın enflasyonu ile işçi emeklisinin enflasyonu farklı mı?

Herkes gibi trollerin de ekonomisi bozulduğu için tepkilere ses çıkaramadılar.

EL İNSAF BE KARDEŞİM

Tunç’un trolleri suskun ama sarayın trolleri televizyonlarda memleketi güllük gülistanlık göstermeye devam ediyor.

Bir tanesi emekli maaşına buna da şükür diyen de var demez mi, vallahi kan beynime sıçradı.

El insaf.

Bu kadar terbiyesizlik olmaz yahu.

Trollüğün de bir ahlakı olur.

Siz kafayı mı yediniz kardeşim?

İnsan memleketin gerçeklerinden ancak bu kadar uzak olabilir.

Bu şartlarda 4 bin liranın altında maaşı olan hiç kimsenin (ki bunlar 13,5 milyon emeklinin en az 7-8 milyonudur) haline şükretme şansı, olanağı yok.

Hele 2500’lük 1,5 milyona yakın emeklinin hiç yok, hem de yok oğlu yok.

Zaten onları yok sayıyorlar.

5 bin lira alan belki bir nebze ama onların içinde bile geçim zorluğu yaşayanlar, halinden memnun olmayanlar çoktur.

8-10-15-20 bin lira emekli maaşı alan 1-2 milyon emekli varsa ancak onlar buna da şükür diyebilirler.

Ki yüksek maaş alan bu adaletsiz sistemde daha çok zam alıyor.

Onlar mutlu olmasınlar da ben mi olayım?

ARABULUCULUK

Rusya ile Ukrayna arasında tırmanan gerginliğin savaşa yol açma endişesi var.

Onların derdi dünyayı gerdi.

En çok da bizi gerdi.

Kendimizi dünya lideri sanıyoruz ya; Olası bir savaşı önlemek için hemen arabulucu olmaya karar verdik. İyi güzel de bize de lazım bir arabulucu.

Biz de enflasyonla, hayat pahalılığı ile dolarla, adaletsiz maaş zamlarıyla, fahiş fiyatlarla, haksızlıklarla amansız bir savaş halindeyiz.

Önce kendi sorunlarımızı çözelim, ekonomimizi düzeltelim, enflasyonu yenelim, halkı açlıktan, yoksulluktan, sefaletten kurtaralım, sonra başkasına bakalım.

Ayrıca aralarına girmeye çalıştığımız Ruslarla Ukraynalılar kardeştir.

Dilleri, dinleri aynı, gelenekleri, görenekleri, kültürleri, yaşam biçimleri, ekonomileri birbirine benzerdir.

Bugün kavga ederler, yarın barışırlar.

Kendi sorunlarını kendileri çözerler.

Onlar miras kavgası yapıyor.

Sovyetlerin mirasını paylaşamadılar daha.

Aralarına girmeye gelmez.

Arada biz kalırız!

GÜBRESİZ TARIM 

Belediye Başkanı Cemal Akın’a köy ziyaretlerinde neler konuşulduğunu, halkın geçim sıkıntısından, fahiş fiyatlardan, emekli maaşına yapılan zamlardan şikâyetçi olup olmadıklarını sormuştum.

Akın “Biz bu konuları açmıyoruz. Vatandaşımız da açmıyor. Belediye hizmetlerini konuşuyoruz, muhabbet ediyoruz” demişti.

Zaten (her zaman ki gibi uzun olan) bir önceki yazımda bu konuya kendi görüşlerimi ekleyerek daha da uzatmak istemedim.

Bu yazıda bir şey demezsem olmazdı.

Geçim sıkıntısı had safhada.

Maliyetlerdeki yüksek artışlar tarımı ve hayvancılığı yapılamaz hale getirmiş,

Çiftçi buğdayı bu sene gübre alamadığı için gübresiz ekmiş.

Bakın bakalım bu sene rekolteye, buğday açığına kaç olacak?

SESSİZ ATIN ÇİFTESİ

Marketlere yaklaşılmıyor.

Mutfak yanıyor.

Elektrik, gaz, akaryakıt fiyatları almış başını gitmiş.

Geçim sıkıntısından etkilenmemek mümkün mü?

Rüyamda görsem inanmam vallahi. 

Ya Başkan Akın “Benim partim iktidarla işbirliği içinde. Olumsuz bir şey söyleyerek buna zarar vermeyeyim” düşüncesiyle böyle konuşuyor ya da köy halkı henüz ortada seçim yok diye gerçekten böyle konulara girmeyerek Akın ve arkadaşlarına misafirini en iyi şekilde ağırlayan ev sahibi muamelesi yapıyor. 

Öyle veya böyle eğer Akın’ın dediği gibi köylerde sessizlik varsa eğer, yazıyı şöyle bitirmek uygun olur;

Sessiz atın çiftesi pek (katı, sert, sıkı) olur!

Kodumu (vurdu mu) oturtur!

Sandıkta görürüz neticeyi!

UZUN YAZMAK

Oldum olası uzun yazmayı severim.

Eskiden de böyleydim şimdi de böyleyim.

Eee, “Can çıkar huy çıkmaz” diye boşuna dememişler.

Pehlivan tefrikası gibi uzun yazıyorum diye serzenişte bulunanlar oluyor.

Ben bu arkadaşların uzun yazı fobisine bir anlam veremiyorum.

Onlara diyorum ki, kısa yazacak kadar usta değilim.

Okumayı sevmeyen, bilgiyi gazeteden kitaptan değil de çoğunlukla kulaktan dolma almayı-öğrenmeyi tercih eden bir toplumda uzun yazıdan rahatsız olmak kadar doğal bir şey olamaz herhalde.

Yeni gelin oynayacak ama yeri dar.

Böyle absürd bahane duymadım.

BEDAVA YAZI

Dümdüz yazı değil bir şey değil.

İçinde dünya kadar ara başlık var.

Beğendiğin yerden okursun.

Üstelik akıcı.

İçinde bol eleştiri var.

Espriye, mizaha da kaçıyor ayrıca.

Daha ne?

Yahu kardeşim, bedava yazı buldunuz da daha ne istiyorsunuz?

Buldunuz da bunuyor musunuz?

Sizden para isteyen yok pul isteyen yok.

Okuyun okuyabildiğiniz kadar.

OKUMAZSAK ÖĞRENEMEYİZ

 Tuvalette okuyun.

Kahvaltıda, yemekte okuyun.

Yolda giderken okuyun.

Çocukluğumda Peygamber lakaplı, kasketli, uzun saçlı, Türbe’de yatıp kalkan enteresan bir adam vardı.

Bizim sokaktan ne zaman geçse onu elinde kitap okurken görürdüm.

Adam yürürken kitap okurdu ve bu şekilde Amasra’ya kadar gidip geldiği söylenirdi.

Japonları görmüyor musunuz, metroda, otobüste, her yerde kitap, gazete okuyorlar.

Gazete tirajları bu ülkede dudak uçuklatıyor.

Tek bir gazetenin 10 milyondan fazla tirajı var.

Japonya neden dünyanın sayılı güçlerinden?

Çok okudukları için olmasın sakın!

Biz ise uzun yazıyorsun diye yazan kişiye sitem ediyoruz.

Kusura bakmayın ama bu kafayla bizden ne köy olur ne kasaba!

GÜNÜN SÖZÜ

 Yanlış trene bindiğinizde ilk istasyonda inmeye çalışın, çünkü mesafe ne kadar artarsa, dönüş maliyeti de o kadar artar! (Dostoyevski)

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper Lig Ahmet Çalık SezonuOP
  • 1Trabzonspor3881
  • 2Fenerbahçe3873
  • 3Konyaspor3868
  • 4Başakşehir FK3865
  • 5Alanyaspor3864
  • 6Beşiktaş3859
  • 7Antalyaspor3859
  • 8Fatih Karagümrük3857
  • 9Adana Demirspor3855
  • 10Sivasspor3854
  • 11Kasımpaşa3853
  • 12Hatayspor3853
  • 13Galatasaray3852
  • 14Kayserispor3847
  • 15Gaziantep FK3846
  • 16Giresunspor3845
  • 17Çaykur Rizespor3836
  • 18Altay3834
  • 19Göztepe3828
  • 20Yeni Malatyaspor3820
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Bartın'da kumar baskını
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA