Sivil Toplum
Giriş Tarihi : 08-03-2022 21:48   Güncelleme : 27-03-2022 20:59

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Coşkusu!

Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Coşkusu!

     Bartın Kadın Platformu’nun düzenlediği 8 Mart etkinliği Programı çerçevesinde kadın bisiklet turu yapıldı. Eski Belediye önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. KESK, Eğitim-Sen, Halkevleri, Bartın Kadın Dayanışma Derneği adına yapılan basın açıklamasında; “Bartın Kadın Platformu olarak 2022 8 Mart’ını barış taleplerimizi, ekonomik krizle birlikte yoksullaşmamızı ve İstanbul Sözleşmesini merkeze alarak örgütledik.

    Kadın atölyeleri, toplantılar ve alanlarda gerçekleştireceğimiz eylemliliklerimizi kadınlarla birlikte örgütledik. 6 Mart Pazar her geçen sene kalabalıklaşan 8 Mart bisiklet sürüşümüzü coşkuyla gerçekleştirdik. Sürüş esnasında faturalarından bıktığımız EnerjiSa’ya da uğradık, ıslıklı alkışlı protestomuzu gerçekleştirdik. 8 Mart bisiklet sürüşüne katılan destek veren bisikletleriyle katılanlara, yanımızda olanlara, alkış ve kornalarıyla destek verenlere teşekkür ederiz.

    Bartın 8 Martında Barış talebimizi üzerimizde dünya dillerinde barış sözcükleriyle ve kadınların okuduğu şiirle paylaşıyoruz. İstanbul Sözleşmesi ısrarımızı ve geçinemiyoruz isyanımızı bugün yine dile getiriyoruz. 8 Mart’ta burada dayanışmayla yanımızda olduğunuz için hepinize teşekkür ederiz.

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI

    Dünyada kadınların yüzyıllardır süren dayanışmasının, direnişinin ve isyanının adıdır 8 Mart. Korkunun yerini cesaretin aldığı bir hayatı kurmak için, Eşitsizliği yeryüzünden silip attığımız bir dünya için, Erkek değil gerçek adaleti sağlamak için, Ücretli, ücretsiz, görünmeyen emeğimizin karşılığını alabilmek ve insanca yaşayabilmek için, Barış içerisinde yaşadığımız, savaş çığırtkanlarını susturduğumuz bir dünya kurmak için, Yoksulluktan, faturalardan bunalmamak, geleceğimizden kaygı duymamak için, Tacizin, tecavüzün, kadın cinayetlerinin olmadığı bir hayatı yaşamak için, Kadınların özgür, devletin laik olduğu bir hayatı kurmak için,

    Kahkahamıza, eteğimize, saçımıza, hayatımıza karışanları defedip özgür bir hayatı kurmak için, Asla vazgeçmeyeceğimiz İstanbul Sözleşmesinin hemen yürürlüğe girmesi için, 8 Mart’ta, 165 yıl önce olduğu gibi yine alandayız, isyandayız, mücadeleye devam ediyoruz.

YAŞASIN 8 MART

     Dünyada kadınların yüzyıllardır süren dayanışmasının, direnişinin ve isyanının adıdır 8 Mart. 8 Mart 1857'de New York'ta dokuma fabrikasında binlerce kadın düşük ücretleri, 16 saati bulan çalışma süresi, insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için greve gitti. Polisin fabrika yönetiminin desteğiyle işçilere saldırdı ve grevdeki işçileri fabrikaya kilitledi. Çıkan yangında 129 kadın işçi can verdi. İnsanca bir yaşam talebiyle başkaldıran 129 kadının öldürülmesi dünyanın dört bir yanında yıllarca protesto edildi.

    8 Mart katliamından tam 53 yıl sonra 1910 yılında düzenlenen Enternasyonal Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Alman siyasetçi Clara Zetkin'in önerisiyle, “8 Mart” New York'ta yaşamını kaybedenlerin ve kadın direnişinin anısına kadınların uluslararası mücadele günü olarak anılması kararı verildi.

    Bugün, insanca yaşam taleplerini canlarıyla ödeyen kadınları anma günüdür. Bugün, uğradıkları haksızlıkları kabul etmeyerek kaderlerini değiştirme iradesi gösteren bütün kadınlara saygı günüdür.

    Bugün, kadınların oy hakkı, eşit ücret, kadının insan hakları, eşitlik ve özgürlük için verdikleri dev mücadeleleri hatırlama günüdür. Bugün, eşitsizliklere karşı kadın dayanışmasını yükseltme ve mücadele günüdür.

YAŞASIN 8 MART YAŞASIN 8 MART

    Kadınların 8 Mart başkaldırısı üzerinden 165 yıl geçti, ancak patriyarkanın kadının emeği, bedeni, kimliği ve hakları üzerindeki baskısı, şiddeti bir gıdım azalmadı. Aksine ataerkil kapitalist sistemin yarattığı eşitsizlik, ayrımcılık ve sömürü giderek derinleşiyor. 2022 8 Mart’ında emek sömürüsünün arttığı, enerjiye ve temel tüketim maddelerine gelen zamlarla alım gücünün kalmadığı koşullarla karşı karşıyayız.

    İşsizliğin rekorlar kırdığı ekonomik kriz koşullarında kadınlar olarak barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçları bile karşılayamaz olduk. Artık geçinemiyoruz, barınamıyoruz, çocuklarımıza insanca yaşam sağlayamıyoruz.

    Pandeminin ekonomik yükü hala omuzlarımızdayken ülke ekonomisinin çöküşü, döviz/altın artışı kadın yoksulluğunu derinleştirdi. “Ekonomik krizi biz çıkarmadık, faturasını da biz kadınlar ödemeyeceğiz” derken içi boş sözler söylemedik. Ev içinde emeğimiz sömürülüyorken, bakım yükü üzerimize yıkılıyorken biz kadınlar alacaklıyız. Ülkenin tüm kaynaklarını yandaşlarına peşkeş çeken, 5’li çetenin önüne kamu kaynaklarını gümüş tepside sunan AKP iktidarından, devletten alacaklıyız!

ARTIK YETER, GEÇİNEMİYORUZ

    Geçinemezken ve güvencesiz yaşamlarımızla baş etmeye çalışırken bir taraftan da bin bir emek vererek kazandığımız haklarımız yok edilmek isteniyor. Bir gece yarısı bir adamın lafıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını kabul etmedik, etmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nden imza çeken siyasi iktidar şimdi de kadınların yoksulluk nafakasına göz dikiyor. Kadın düşmanı iktidar 6284 sayılı yasanın içini boşaltmaya, çocuk istismarcılarına af getirmeye, yoksulluk nafakasını sınırlandırmaya girişiyor. Kadınlara düşman düzeninizi yıkana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kadın sözü veriyoruz!

    2021 yılında 217’si şüpheli olmak üzere 497 kadın katledildi. 497 bir sayı değildir; 497 evlattır, kardeştir, abladır, annedir, dosttur, hayattan koparılan kadın hayatlarıdır.

Azize Gülmez 2021 yılında öldürülen 497 kadından biri. Güzelcehisar Yaylacık’ta yaşayan Azize asla bir sayıdan ibaret değil; Azize evlat, kardeş, yeğen, kuzen, komşu, arkadaş, öğrenci, torun… Azize’yi ve binlerce kadını bizden koparıp alan bu düzeni yıkacağız. Kadın cinayetlerinde failleri koruyan erkek devlet ve yargıya "Erkek adalet değil gerçek adalet" çığlığımızı yükselteceğiz. Tek bir kadının bile kaybedilmesine, katledilmesine tahammülümüz kalmadı. Bir gece yarısı tek bir adamın lafıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını asla kabul etmiyoruz.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ BİZİMDİR, VAZGEÇMİYORUZ

    Emperyalistler şimdilerde çıkar ve paylaşım kavgalarını Rusya/Ukrayna üzerinden yürütüyor. Afganistan, Filistin, Irak, Suriye ve Kuzey Afrika'da bölgeyi istikrarsızlaştıran ve halkları savaşa sürükleyen politikalardan en çok kadınlar etkileniyor. Karadeniz’in diğer kıyısına bombalar düşüyor.

    Savaşlar, erkek egemen dünyada şiddetin meşru hale geldiği, kadına yönelik şiddetin arttığı, göçlerle, yoksullukla, eğitim, sağlık, altyapı hizmetlerinin bozulmasıyla temel hakların ortadan kalktığı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin pekiştiği koşulları yaratıyor. Savaşı fırsat bilinerek kadınlar hakkında mizah ve cinsiyetçi yorum yapanları, cinsel şiddeti meşrulaştırmaya çalışanları da görüyoruz. Biz kadınlar bunları biliyor, görüyor, derinden hissediyoruz.

Ukrayna’da ve dünyanın her yerinde savaşa hayır, barış hemen şimdi diyoruz.

SAVAŞA HAYIR, BARIŞ HEMEN ŞİMDİ

    Barış İstiyoruz, Hemen Şimdi İstiyoruz. 2022 8 Martında üzerimizde dünya dillerinde barış sözümüzle buradayız. Türkçe, Lazca, İngilizce, Hemşince, Ermenice, Almanca, Kürtçe, Arapça, İtalyanca, Zazaca, Rusça, Ukraynaca, Fransızca, Yunanca ve İspanyolca sözcüklerle Bartın'dan barış çığlığımızı yükseltiyoruz.

    Savaş değil Barış İstiyoruz! Geçinebilmek, İnsanca Yaşamak İstiyoruz!

İstanbul Sözleşmesinden Asla Vazgeçmiyoruz! Kazanılmış haklarımıza her saldırdığınızda karşınızda her büyüyen kadın isyanını bulacağınızı söylüyoruz!

Kadına, LGBTİ+’lere, çocuklara, havyana, ağaca, emeğe tüm iyi ve güzel şeylere düşman düzeninizi bozana kadar mücadelemizi, isyanımızı, direnişimizi sürdüreceğiz. Kadın sözü veriyoruz!

Yaşasın Kadın Dayanışması

Yaşasın 8 Mart

AdminAdmin