Advert
Arif ÜÇLER
Arif ÜÇLER
Giriş Tarihi : 16-01-2020 12:42

Cemal Akın farkıyla 10 Ocak

Gazete ve gazeteci cenneti Bartın’da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde iki etkinlik düzenlendi.

CHP’nin etkinliğine davet edilen gazetecilerin “seçmece” olması, “ayrımcılık” tartışmasına yol açtı.

CHP’den Milletvekili aday adayı olan Kubilay Çak konuyu sosyal medya hesabında eleştiri konusu yaptı ve parti yönetimine tepki gösterdi.

Başta Milletvekili Aysu Bankoğlu olmak üzere parti yönetimine sert eleştiriler yönelten Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Necdet Aydemir davetliler arasında değildi.

Bartın Gazetesi sahibi Esen Aliş sohbetimizde “benim de haberim yoktu” dedi.

Bu iki önemli ismin yanı sıra Bartın’da gazeteci olarak bilinen başka isimler de CHP’nin davetinde yer bulmadı.

Bu duruma duyarsız kalmayıp Aydemir’in sosyal medyadan yaptığı serzenişe atıfta bulunan Çak, yazısında, AK Parti iktidarının beğenmediği gazetecilere yaptığını şimdi CHP’nin yaptığını, akreditasyonun, ayrımcılığın yanlış olduğunu, bunun partiye zarar vereceğini söyledi.

Yazının altına aklı eren de ermeyen de, bilen de bilmeyen de yorum yapmış. 30 yıllık deneyime sahip emektar bir gazeteci olarak ben de Çak’ın eleştirisine katıldığımı, siyasetin insan kazanma sanatı olduğunu yazdım.

Diğer etkinliğin altında MHP’li Bartın Belediyesinin imzası vardı.

Bu etkinlikte CHP’ninkinde bulunmayanın da katılımıyla birlikte daha çok gazeteci vardı.

Katılımın yüksek olmasının sebebi Akın’ın gazeteciler arasında ayrımcılık yapmaması idi tabii ki. Başkan Akın kendisini eleştirenleri de çağırmıştı demokratik olgunluk örneği göstererek.

Gazetecinin emeklisini de çağırmıştı, emekçini de…

Sadece bu sefer ki gazeteciler gününde değil öncekilerde de yaptı bunu. Ve sadece basınla ilgili de değil, belediyenin başka etkinliklerinde de bu kucaklayıcı tavrı, yaklaşımı görmek mümkün. Akın bunu hep yapıyor.

Siyaset insan kazanma sanatıdır dedik ya bunu Bartın’da özellikle son yıllarda en iyi Cemal Akın uyguluyor. Üst üste üç seçim kazanmasında bunun payının büyük olduğunu düşünüyorum. Rakamlar da bunu söylüyor.

Bartın’da MHP’nin 1991’de oyu 176 idi.

Akın’ın il başkanı olarak 176 oydan aldığı parti belediye başkanı olarak merkezde 15 binleri görüp birinci oldu, il genelinde de 20 binleri geçip milletvekilliğinde de iddialı hale geldi.

Belediyede yeterince hizmet veren Cemal Akın kuvvetle muhtemel ilk genel seçimde milletvekili adayı olacak.

Bartın’da böyle bir beklenti var. Bana göre de artık zamanı geldi. Seçimi kazanma ihtimalini yüksek görüyorum. Görüyorum çünkü insan kazanmayı iyi biliyor.

Ve çok çalışıyor. Bu seçimde milletvekilliği CHP’den MHP’ye geçebilir. Bu işin hesabı belli.

İnsanları beğendiklerim beğenmediklerim diyerek, itip kakarak, ayrıştırarak, dışlayarak, akredite ederek kazanamazsınız. İnsanları kucaklayarak kazanabilirsiniz. Ve ne kadar çok insan kazanırsanız o kadar çok seçim kazanırsınız!

Eleştiriye açık olmak

1996’da ANAP’lı başkan belediye parkındaki Atatürk büstünü kaldırıp depoya attı diye haber yaptığımızda Oğuz Pir, Adnan Balta’nın radyosuna gidip bana ve Esen abiye yüklenerek “Bunlar ruh hastası” demişti.

Haber Milliyette ve yerel Adalet Gazetesi’nde benim imzamla, Bartın Gazetesi’nde ve Cumhuriyette de Esen Aliş imzasıyla çıkmıştı.

Ve dönemin belediye başkanı Oğuz Pir’in hışmına uğramıştık, hem de hakaretamiz sözlerle.

Daha sonra göreve gelen Rıza Yalçınkaya da, Bartın Gazetesi ile deyim yerindeyse adeta kanlı bıçaklı olmuştu. Gazetede belediye ile ilgili çıkan her habere noterden veya mahkemeden açıklama üzerine açıklama göndermişti.

Yalçınkaya bunlarla da yetinmiyor, kısa aralıklarla basın toplantıları düzenliyor, hoparlör konuşmaları yapıyor, başta Esen Aliş olmak üzere kendisini eleştirenlere verip veriştiriyordu.

Cemal Akın ilimizin en çok aday olan siyasetçisidir.

Bir seçim döneminde bunu o zaman ki gazetem Sadi Çınçın’ın Ekspres’inde eleştiri konusu yaparken “Doğduktan sonra çocukların kulağına ya şehit ol ya gazi diye fısıldanır. Herhalde Cemal Akın’ın kulağına aday ol diye fısıldamışlar” demiştim.

Telefon açtı. Hiç tepki göstermedi.

Konuştuk, gülüştük.

Kaderin dönüp dolaşıp başıma patron yaptığı Güngör Yavuzaslan’ın gazetesi Pusula’da da tam bir sayfa dolusu “su eleştirisi” yapmıştım.

Bartın yerel basın tarihinde görülmüş şey değildi bu.

Bir de bunu Cemal Akın ile adeta kanki olan birinin gazetesinde yapmak, bu da olacak şey değildi tabii.

Dikkat buyurun A4 kâğıdı değil tam bir gazete sayfası eleştiriden söz ediyorum.

Eleştirdim hem de acımasızca.

Ve Cemal Akın yine tavır koymadı.

Hakaret etmedi.

Küsmedi, darılmadı.

Kapısını kapatmadı.

İletişimi kesmedi.

İrtibatı koparmadı.

Aksine daha çok kucakladı.

Yazıdan sonra belediyede oturduk konuştuk.

Emekli oldum, bugün halen daha konuşuyoruz.

Esen Aliş, Bartın Gazetesi’nde eski belediye binasının restorasyonunu eleştirdi.

Hem de sert ifadelerle.

Yol ve kaldırım düzenlemelerini, kullanılan taşları eleştirdi, yine aynı sertlikte.

Değişik zamanlarda başka eleştirilerimiz de oldu, hem benim hem Esen Aliş’in.

Mesela Yalı’daki bina.

Hilkat garibesi dedik, eleştirdik.

Neler söylemedik ki.

Başkan Akın, Esen Aliş’e de gönül koymadı.

Ona da küsmedi, darılmadı.

Ben Davut Fırıncıoğlu’nun son dönemine yetiştim.

1989-1991 arasında Fırıncıoğlu dönemini çiçeği burnunda gazeteci olarak izleme imkânı buldum.

Ara dönemlerdeki kısa süreli Cemal Abanalı ve Ahmet Altıntel ‘inkileri de sayarsak Cemal Akın ile birlikte 6 belediye başkanı görmüş oluyorum.

Arkadaşlarla sohbet ederken 10 Ocak etkinliğinde de söyledim.

Cemal Akın, gördüklerimin içinde eleştiriye en açık, demokratik olgunluğu en yüksek, en geniş yürekli, en cana yakın başkandır.

Eleştiriye tepki göstermez, alınmaz, darılmaz da eleştiriden faydalanır mı derseniz, ben de size işin orasına hiç girmeyelim isterseniz derim.

Lafı daha fazla uzatmayalım.

Gazetecinin işi eleştirmektir.

Eksiği gediği, yalanı yanlışı yazmaktır.

Sorunları, dertleri dile getirmektir.

Çarpıklıkları, hataları ortaya koymaktır.

Burhan Felek’in dediği gibi gazetecilik “ayıp” aramaktır.

Halk adına, kamu adına denetim yapmaktır.

Bizim öncelikli görevimiz budur.

Gazeteci bunu yapacak ki, çözüme katkıda bulunacak ki daha sorunsuz bir topluma, daha müreffeh bir yaşama ulaşabilelim, daha sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürebilelim.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA