Advert Advert Advert
Arif ÜÇLER
Arif ÜÇLER
Giriş Tarihi : 16-10-2021 11:01

DEMOKRASİ FARKI

Almanya’da 26 Eylülde yapılan seçimde Olaf Scholz'un liderliğini yaptığı Sosyal Demokrat Parti (SPD) oyların 25,7'sini alıp birinci olurken Armin Laschet'in lideri olduğu Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) 24,1'te kalıp ikinci oldu.

Alman basını Armin Laschet’in istifa ettiğini yazdı.

Bu haber bizim basında da çıktı.

Böyle şeylere alışkın olmadığımız için şaşırdık.

Nasıl yani?

Arada sadece 1,5 puan var ve birinciliği az farkla kaçırmış bir partinin lideri koltuğunu mu bırakıyor?

Derken çok geçmedi, basına bir istifa haberi daha düştü; Laschet’in partisinde bakanlık yapan iki isim milletvekilliğinden istifa etti.

İnsan bu tür hasletler genelde hep Avrupalılara mı özgü demeden edemiyor.

UTANDIRMAYIN BİZİ

Almanya’dan böyle haberler gelirken, Türkiye’de durum nasıl dersiniz?

Bizde iki çarpıcı örnek var.

2010’da CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu 11 yılda 10 seçim kaybetti, bana mısın demedi, hiç oralı olmadı.

1997’de göreve gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise tam 14 seçim kaybetti.

Üstelik 2002’de barajın altında kaldı.

O da bana mısın demedi, aldırış etmedi.

Biri solda diğeri sağda iktidar alternatifi iki partinin lideri de bu kadar seçimi açık ara farklı kaybetti.

İnsan ister istemez merak ediyor;

Almanya’da olup bitenler bizimkileri utandırmış mıdır acaba?

YOLSUZLUK İSTİFALARI

Almanya’dan Avusturya’da geçelim.

Duymuşsunuzdur; Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, hakkındaki "rüşvet, yolsuzluk ve güveni kötüye kullanma" suçlamalarının ardından istifa etti.

Biz yolsuzlukla suçlandıkları halde koltuklarına tutkal gibi yapışan çok siyasetçi gördüğümüz için buna da şaşırdık.

Yolsuzlukla suçlanınca hemen istifa eden siyasetçilerin genelde hep Avrupa ülkelerinden çıkmasının sebeb-i hikmeti nedir sorusuna verilecek en iyi cevap nedir sizce?

Bence demokrasidir.

Bu kültürün yerleşik ve tüm kurum ve kurallarıyla uygulanır olduğu ülkelerde sistem ve de toplum yolsuzluk suçlamasına maruz kalan siyasetçiyi, mahkeme sürecini dahi beklemeden zaten anında dışlıyor, tu kaka ediyor.

Onlar da bunu bildikleri için anında basıyorlar istifayı.

AĞLAYARAK GİDENLER VAR

Avrupa'da son 10 yılda birçok ülke lideri yolsuzluk iddiaları nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kaldı.

Estonya Başbakanı Juri Ratas, Malta Başbakanı Joseph Muscat, Slovakya Başbakanı Robert Fico ile İçişleri Bakanı, Çekya Başbakanı Petr Necas ve Almanya’da Cumhurbaşkanı Christian Wulff istifacılar arasında bulunuyor.

Bir çarpıcı örnek de Japonya’dan.

Maliye Bakanı Akira Amari 5 yıl önce “yolsuzluk iddiaları” nedeniyle ağlayarak istifa etmişti.

Almanya, Avusturya, Japonya ve diğerleri…

Biz bu mertebelere ne zaman erişiriz derseniz?

Siz düşünedurun ben Bartın’a yerele dönüp başka konuya geçeyim.

YOLLAR, KALDIRIMLAR

 Kent merkezindeki Ahçeloğlu, Kocamüftü ve Kemerköprü 152. sokakta belediye yollardaki parke taşları söküp yerine asfalt yaptı.

Yağmur yağdığında buralarda hem yollar hem de kaldırımlar su birikintileri ile kaplanıyor, suya basmadan, ayaklar ıslanmadan yürümek için cambazlık yapmak gerekiyordu.

Araçların insanın üstüne başına su sıçratması da bir başka sinir bozucu durumdu.

Sadece bu sokaklarda değil Bartın’ın birçok yerinde aynı sorun var.

Vatandaş yağmurlu havalarda yürüyor mu dayak mı yiyor belli değil.

Soru şu; Asfalt olduğunda bu sorun ortadan kalkacak mı?

Yolları, kaldırımları yağışların akışına uygun yapmazsanız bu sorunları daha çok yaşarız.

Öncelikle altyapıyı ve sonra da üst yapıyı yeterli hale getirilmeliyiz.

Planlamayı en güçlü yağışa ve 100-200 yıl hatta 300 yıl sonrasına göre yapılmalıyız.

Bir de şu yap-bozculuğu bırakmalıyız.  

5-10 senede bir yol ve kaldırım mı değiştireceğiz?

Yap-bozlara harcayacağımız paraları daha yararlı işlerde, örneğin su ve kanalizasyon hatlarını tamamen yenilemede kullansak daha iyi değil mi?

 HOPARLÖR AYAR İSTİYOR

Bizim sokakta bir Rakim amca vardı.

Kirada oturuyor, yalnız yaşıyordu, ekonomik durumu da pek iyi değildi.

Astımı ve başka sağlık sorunları vardı.

Evin önünde oyalanırdı, karşılaştığımızda selamlaşır, sohbet ederdik.

Bir süredir görünmüyordu.

Vefat ettiğini gazetede okuyunca öğrendim.

Bizim sokaktaki evlerini kapatıp oğlu Reha ve kızı Serra ile epeydir Amasra’da yaşayan Sunay teyze de bu dünyadan göçmüş.

Onun vefatını da gazeteden duydum.

Uzakta veya yakında Rakim Eser ve Sunay Kahraman gibi daha pek çok tanıdığın ölüm haberini Bartın gazetesinden öğrenmişliğim çoktur.

SİSTEM BENİ YENİLE DİYOR

 Bartın’da bu hizmeti Bartın gazetesinin yanı sıra belediye de veriyordu.

Belediye için veriyordu diyorum çünkü son yıllarda hoparlör ya duyulmuyor ya da duyulduğunda doğru dürüst anlaşılmıyor.

Anons memurları çoğu zaman hızlı okuyor, kelimeler birbirine giriyor, ne dedikleri anlaşılmıyor.

Oysa yavaş-yavaş, tane-tane düzgün bir dille okusalar vatandaşı bilmece çözdürmek zorunda bırakmayacaklar.

Belediye eğer bu hizmeti halkın beklediği şekilde sağlıklı ve kesintisiz vermek istiyorsa hoparlör sistemini tümüyle elden geçirmeli.

Bartın gazetesi de olmasa ölenden kalandan haberimiz olmayacak.

İCRADA 22 MİLYON DOSYA

 Memlekette gıda enflasyonu-fahiş fiyat meselesinin müsebbibi sanki sadece zincir marketlermiş gibi bir hava oluştu.

Halbuki çok derin ekonomik sorunlarımız var.

İşte basına yansıyan bazı rakamlar;

2012’de reddi miras yüzde 30’lardayken 2019’da bu oran yüzde 78’e çıkmış.

100 kişiden, 78’i mirası reddetmiş.

Sebep elbette vefat edenlerin geride bıraktığı borçlar.

UYAP verilerine göre 5 Şubat itibariyle icra ve iflas dairelerinde halen derdest olan dosya sayısı da geçen yılın aynı günündeki dosya sayısına göre 1 milyon 674 bin adet artarak 22 milyon 160 bin 776’ya çıkmış.

ELEKTRİĞİ VE GAZI KESİLENLER

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in verdiği bilgiye göre 2020’nin ilk 10 ayında 2 milyon 530 bin elektrik faturası, 579 bin 642 doğalgaz faturası ödenmediği için bu abonelere geçici olarak kesinti uygulandı.

Aynı dönemde 53 bin 840 elektrik abonesi ile 123 bin 657 doğalgaz abonesine faturalarını ödeyemedikleri için yasal işlem yapıldı.

Vatandaşların bankalara, finansman şirketlerine, varlık yönetim şirketlerine ve TOKİ’ye olan toplam borcu 2021’in ilk 6 ayının ardından 928 milyar liraya ulaştı.

BOŞANMALARDA HIZLI ARTIŞ

 Borçlar sosyal yaşama iflas, haciz, boşanma ve geçim intiharları olarak yansıdı.

Özellikle ekonomik sıkıntıların iyice hissedildiği son 5 yılda boşanmalar hızla arttı.

İstatistik Kurumuna göre geçen yıl Türkiye’de 487 bin 270 kişi evlenirken, 135 bin 22 kişi boşandı.

Son 9 yılda boşanma hızındaki artış yüzde 16'ya çıkarken, geçtiğimiz yıl boşanan çift sayısı yüzde 8.8 arttı.

Borçları biriken çiftçilerin icradaki kredileri toplamı 6 milyar lirayı geçti.

Binlerce çiftçinin tarlasına, traktörüne ve hayvanlarına haciz konuldu.

GEÇİM SIKINTISINDAN 5 BİN İNTİHAR

2020 yılında her gün ortalama en az 273 esnaf iflas ederken, son iki yılda toplamda en az 213 bin esnaf sicilden ve meslekten terkini yaparak kepenk kapattı.

2021 yılının ilk 4 ayında iflas eden esnaf sayısı ise 36 bin 112'ye yükseldi.

2002-2019 yılları arasında gerçekleşen 53 bin intihardan 4 bin 801’inin gerekçesi resmi raporlara geçim sıkıntısı olarak yansıdı.

Türk-İş araştırmasının eylül ayı sonucuna göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 3 bin 49 lira.

GÜLLÜK GÜLİSTANLIK DEĞİLİZ

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 9 bin 931,59 lira.

Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırını aşabilmesi için tam 3,5 asgari ücret gerekiyor.

Emekli maaşlarını ortalama 2 ila 3 bin lira arasında hesap edersek bu oran emeklilerin çoğu için de geçerli.

Dolandırıcılık vakalarındaki artış da bozuk ekonomik sistemin bir ürünü-sonucu değil mi?

İsteyen istediği kadar pembe tablo çizebilir.

Memleket buradan bakınca hiç güllük gülistanlık görünmüyor!

 SINIFTA KALDINIZ

 

Belediye Başkanımız Cemal Akın, 3 Ekim Pazar günü Esenyurt köyü mevkiinde meydana gelen kazada ölümden döndü.

Partililerle birlikte Ankara’ya toplantıya giderken küçük yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu yaşanan feci kazada Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Kömeç ve MHP yönetiminden Murat Sevilmiş’i kaybettik.

Başkan Akın kolunda, kaburgasında ve belinde kırıklarla kazayı ucuz atlattı.

Partililerden kolu, kulağı kopanlar, kırıkları olanlar var ki hepsi de yaralı zaten.

Böylesine büyük bir kazanın haberi ertesi günü  (4 Ekim) Bartın’da yayımlanan günlük gazetelerin hepsinde hem de eski gazetecilik tabiriyle 9 sütuna manşetten çıkmasından daha doğal bir şey olmazdı değil mi?

Ama yoktu.

Bırakın manşeti gazetelerin ne önünde ne arkasında ne de içinde tek satırlık bir haber dahi yoktu.

ÇIKMAZ BU YOL BİR YERE

Yoktu ve ben hiç şaşırmadım.

Çünkü Pazartesinin gazetesini Cumartesiden (hatta bazıları Cumadan) yapmak gibi kötü bir alışkanlıkları var arkadaşların.

Bu günlük gazeteler için (atlanan gün veya günlerde çok önemli olaylar olabileceği için) son derece riskli bir davranıştır.

İşte son kazayla bu da görüldü zaten.

Diyelim ki Cumadan veya Cumartesiden Pazartesiyi yaparak birkaç günü boşa çıkarıp tatil yaptınız, böylesine önemli bir olay için üçe beşe bakmayın bozun abi yaptığınız gazeteyi.

Başkan Pazar günü sabah kaza geçirmiş, hastaneye kaldırılmış ama Pazartesi gazetelerinde onu köy gezilerinde veya başka etkinliklerle gösteren haberler var.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!

Böyle gazetecilik olmaz!

Bu şekilde kendinizi okutamazsınız!

Hani kaza gece vakti olsa yetiştiremezsiniz, bu kabul edilebilir.

Ama sabah erken saatte (07.45) olmuş ve haberi yazmak ve vermek için istemediğiniz kadar zaman var elinizde.

Buna rağmen bu haberi Pazartesi ver(e)miyorsanız bunu neyle izah edebilirsiniz ki?

BİRLEŞİN VE OKURA YÖNELİN

Resmi ilan gazeteciliği olur da bu kadar olmaz be kardeşim.

Bakın bazı ilanların kesileceği söyleniyor.

İcra iflas ilanlarının gazetelerde değil de internette yayınlanmasına yönelik hazırlıklar var.

Bu çok önemli bir gelir kaybı olacağı gibi bunun diğer ilanlara sıçramayacağını kim garanti edebilir?

Bırakın resmi ilan gazeteciliğini ve okura yönelin.

Siz bırakmazsanız o sizi zaten üç vakte kadar bırakacak.

5 günlük gazeteyi birleşerek bire veya ikiye düşürün.

Ve gazetecilik yapın.

Günlük gazete gün içinde olup bitenleri ertesi günü veren gazetedir.

Okura bayat haber vermeyin.

Eleştiriyi de eksik etmeyin.

10 günde bir çıkan Bartın gazetesi nasıl olur da bizim önümüze geçer diye düşünün değerli arkadaşlar.

Bunları sizin iyiliğiniz için söylüyorum.

Ders çıkarırsanız hayrınıza olur.

YILDIRIM BASKI YAPARDIM

Ben olsam bu büyük olayı Pazartesiyi bile beklemeden, kazanın olduğu gün yıldırım baskı yaparak hemen verirdim.

Dağıtıcıları da “yazıyooorr yazıyooooorrr, başkanın yaralanıp ölümden döndüğü, iki can kaybı olan büyük kazayı yazıyor” diye sokaklarda bar-bar bağırtarak gazete sattırırdım.

Bu işi en son Bartın’da berbat Süleyman lakaplı Süleyman abi yapmıştı.

Koltuğunun altına sıkıştırdığı Bartın gazetesinin yeni sayılarını cadde ve sokakları gezerek bağıra-bağıra satardı Süleyman abi.

Epeydir görünmüyor, yaşıyorsa Allah uzun ömür versin, vefat ettiyse de Allah rahmet eylesin.

O da Bartın’ın renkli simalarından biriydi.

Bilvesile onu da anmış olduk.

Gazetecilik eskiden gazetesiyle, dağıtıcısıyla, gazetecisiyle, okuruyla, tirajıyla, gücüyle, etkisiyle, anlam ve önemiyle bugünkünden çok daha iyi durumdaydı.

Sadece Bartın için değil genelde böyleydi.

Keşke o günler geri gelse ve mesleğimiz geriye değil de ileriye, daha ileriye gitse!

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor1436
  • 2Konyaspor1426
  • 3Hatayspor1426
  • 4Fenerbahçe1424
  • 5Alanyaspor1424
  • 6Başakşehir FK1422
  • 7Fatih Karagümrük1422
  • 8Galatasaray1422
  • 9Adana Demirspor1420
  • 10Beşiktaş1420
  • 11Antalyaspor1418
  • 12Gaziantep FK1418
  • 13Altay1417
  • 14Sivasspor1416
  • 15Giresunspor1416
  • 16Kayserispor1416
  • 17Yeni Malatyaspor1413
  • 18Göztepe1411
  • 19Kasımpaşa1410
  • 20Çaykur Rizespor1410
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA