Advert
Advert
Advert

Eğitim-Sen’in 1. Yarıyıl Değerlendirmesi

Eğitime Yönelik Saldırı ve Tehditler

Eğitim-Sen’in 1. Yarıyıl Değerlendirmesi
Bu içerik 508 kez okundu.
Advert

Eğitime Yönelik Saldırı ve Tehditlerin Gölgesinde 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı I. Yarıyıl Değerlendirmesi!

2016-2017 eğitim-öğretim yılının ilk yarısı 20 Ocak 2017 tarihinde sona erecek, 18 milyon öğrenci, 832 bini öğretmen (482 bini kadın/350 bini erkek) olmak üzere, 1 milyona yakın eğitim emekçisi yarıyıl tatiline girecektir. 2016-2017 eğitim öğretim yılının ilk yarısı, eğitimde son yılların en ağır saldırı ve tehditlerinin yaşandığı, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında hükümet ve MEB eliyle başlatılan hukuksuz ihraç ve açığa alma almaların yaşandığı bir dönem olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerde çok sayıda eğitim ve bilim emekçisi hukuksuz bir şekilde ihraç edilmiştir. Türkiye’de eğitim sistemi bir süredir ciddi anlamda alarm vermektedir. İkili öğretim, niteliksiz eğitim hizmeti, eğitimin özelleştirilmesi, kalabalık sınıflar, karma eğitim karşıtı uygulamalar, taşımalı eğitim, altyapısı bozuk okullar, öğrenciden katkı parası alınması, okullarda yaşanan şiddet, temel lise ve TEOG garabeti, PISA 2015 gibi uluslararası sınavlardaki başarısız sonuçlar, çocukların dini cemaat ve vakıfların yurtlarına yönlendirilmesi, öğretmenliğin sertifikaya bağlanması, öğretmenlerin mesleki gelişiminde yaşanan zorluklar, çocukların örgün eğitim sistemi dışına itilmesi, çocukların barınmak zorunda bırakıldıkları yerlerde taciz ve istismara uğraması, yurt yangınlarında yaşamını kaybetmesi, sözleşmeli öğretmenlik ve ataması yapılmayan öğretmenler gibi sorunlardaki çözümsüzlük sürmüştür.

TÜİK VERİLERİNE GÖRE DEVLETİN EĞİTİM HARCAMASINDAKİ PAYI DÜŞMÜŞTÜR

TÜİK verilerine göre 2011’de 79 milyar 59 milyon TL olan toplam eğitim harcamaları, 2015’te 135 milyar 22 milyon TL’ye yükselmiştir. Aynı süreçte 2011’de 13 milyar 650 milyon TL olan hanehalkı eğitim harcamaları (cepten yapılan harcamalar) 2015’te yaklaşık iki kat artarak 25 milyar 204 milyon TL’ye yükselmiştir. TÜİK verilerine göre devletin eğitim harcamasındaki payı 2014’te %77,7 iken, 2015’de %74,3’e düşmüştür. Eğitimde yaşanan ve yapısal hale gelen sorunlar her ne kadar görmezden gelinmeye ve baskılamaya çalışılsa da, eğitim sorunu halkın en az ekonomi kadar temel gündemini oluşturmayı sürdürmüştür. Çocuklar eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamış, çocuk yaşta evlenmeyi özendiren düzenlemeler yapılmış, çocuk işçiler sorunu büyümüş, okullarda, yurtlarda, kurslarda çocuklara yönelik cinsel istismar ve şiddet vakaları artmıştır. Eğitim sisteminin temel sorunlarından birisi olan öğrencilerin çeşitli nedenlerle örgün eğitim dışına itilmesi uygulamaları artarak devam etmektedir. 2003-2004 eğitim öğretim yılında sadece 267 bin 235 aktif öğrenci bulunuyorken, 2016-2017 eğitim öğretim yılında TEOG sınavı sonucu tercih yapmayan veya tercihlerine yerleşmeyenler hariç olmak üzere 1 milyon 387 bin 784 aktif öğrenci bulunmaktadır.

AKP’NİN KIZ ÇOCUKLARINI İSTİSMARCILARI İLE EVLENDİRMEK İSTEDİĞİ YASA TASLAĞI

Son 14 yıl içinde açık öğretime kayıt yaptıranların sayısının 5,6 kat arttığı görülmektedir. Eğitimde ve toplumsal yaşamda yaşanan çocuk istismarının üzerini örtmeye yönelik açıklamalar, geçtiğimiz dönemde cinsel istismar ve cinsel saldırıların artmasına yol açarken, kadına ve çocuğa yönelik çok sayıda taciz ve tecavüz olayı yaşanmıştır. AKP’nin kız çocuklarını istismarcıları ile evlendirmek istediği yasa taslağı kamuoyunda büyük infial yaratmış, tasarı kadın örgütlerinin eylemleri ile geri çekilmiş olsa da hükümet çocuk istismarını meşrulaştırmak için geri adım atmamıştır. 2016’da Ensar Vakfı’nda 45 erkek çocuğunun cinsel istismara uğramasının ardından, Adıyaman’da 30 öğrencinin cinsel istismara uğraması, cemaat yurtları ve Kur’an kurslarından gelen istismar ve şiddet haberleri geçtiğimiz döneme damgasını vurmuştur. 2016-2017 eğitim-öğretim yılının ilk yarısı, eğitimin acil çözüm bekleyen sorunlarında belirgin bir artış yaşanırken, kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması uygulamaları artarak devam etmiştir. Eğitimde bilimden çok dini referanslara göre düzenlemeler belirgin bir şekilde artarak hayata geçirilmiş, laik-bilimsel eğitim düşmanlığı artmış, bazı okullarda karma eğitim karşıtı uygulamalar hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Bu dönem, siyasi iktidarın eğitime, toplumun yaşam tarzına yönelik yönelik dayatmacı ve baskıcı uygulamalarının zirve yaptığı bir dönem olmuştur.

BARTIN EĞİTİM SEN ŞUBE YÜRUTME KURULU

1. Yarıyıl Değerlendirmesi Bartın Eğitim-Sen İsmet İpçi
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Öğretmenler Gününü Kutladı
Öğretmenler Gününü Kutladı
Öğretmen, milletin geleceği
Öğretmen, milletin geleceği