Advert
Advert
Advert

CHP'lilerden OHAL'e karşı oturma eylemi

Bartın CHP Oturma Eylemi Yaptı

CHP'lilerden OHAL'e karşı oturma eylemi
Bu içerik 339 kez okundu.
Advert

Halkın İradesine Karşı İşlenen Bir Suç Haline Gelen OHAL Rejimine Derhal Son Verilmelidir! 

OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ

Cumhuriyet Halk Partisi’nin(CHP) 'OHAL değil demokrasi istiyoruz' sloganıyla 81 ilde düzenlediği bir saatlik oturma eylemi, Bartın’da da Cumhuriyet Meydanı Ev Park karşısında gerçekleştirildi. Bartın Cumhuriyet Meydanı Atatürk anıtı önünün Kızılay’ın kan alma çadırı ile kapatılmasından dolayı CHP’liler Atatürk anıtı önünde saygı duruşu ve İstiklal marşı da okuyamadı. CHP Bartın teşkilatları Cumhuriyet Meydanın Ev Park karşısında oturma eylemi gerçekleştirdi. Saat 12.00’den Saat 13.00’e kadar devam oturma eylemine CHP Bartın İl Başkanı Hatice İlknur Erkan, CHP Bartın İl Başkan Yardımcısı Sabri Aktaş, CHP Bartın Merkez İlçe Başkanı Hacı Gölbucaklı, CHP’li İl Genel Meclis Üyesi Orhan Çaça, CHP Amasra İlçe Başkanı Bora Işıkal, il ve ilçe yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. “OHAL değil demokrasi istiyoruz” adlı oturma eyleminde CHP Bartın İl Başkanı Hatice İlknur Erkan oturarak basın açıklaması yaptı.

AKP İKTİDARI MUHALİFLERİNE OHAL’İ SOPA OLARAK KULLANIYOR

Başkan Erkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; ““Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz’daki FETÖ darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşruiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında ‘Evet’ demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği ‘Hayır’ demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır. Ülkemiz 21 aydır OHAL ile yönetilmektedir. İlan edilişindeki amacından uzaklaşarak demokrasi ve hukuk sistemine yönelik bir saldırıya dönüşen OHAL rejimi; insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye'yi tek tipe sokmak için sendikalar, meslek oda ve birlikleri ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir. AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL giderek bu faşizan sınırlarını bile aşmış: sağcı-solcu, muhafazakâr-sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm toplumu baskı altına alan otoriter bir rejime dönüşmüştür. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.

OHAL, SEÇİLMİŞ MİLLETVEKİLLERİNİ HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE TUTUKLATMAK VE YARGILANMAKTIR

OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır. OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur. OHAL, Ahmet Şık başta olmak üzere hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış gazetecileri zindanlara atmaktır. OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir. OHAL, işlerini geri almak için ölümü göze alarak bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ölüm tehlikesini görmeyen hükümet inadıdır. OHAL, dünyaca ünlü kimi bilim insanlarım FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır. OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır. OHAL, muhaliflerini ‘terörist’ olarak tanımlayabilme cüretidir. OHAL, Ankara Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı’nı gözaltına almaktır. OHAL, madende oğlu 4 yıldır yalan anaya; artık yürüyemezsin, yasak artık demektir. OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksız, bir şekilde kadro dışı bırakmaktır. OHAL, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilerin ‘okuma hakkı’nı elinden alabileceğini söylemek ve öğrencileri tutuklatmaktır. OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyum atamaktır. OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencinin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda ‘hayır’ propagandası yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır. OHAL, seçilmiş milletvekillerini hukuksuz bir şekilde tutuklatmak ve yargılanmaktır. OHAL, hâkimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir. OHAL, yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir.

İKTİDAR GÜCÜ İLE UYGULANAN SİNDİRME POLİTİKALARI SON BULMALIDIR

OHAL, doların 4 TL’yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır, Türk Lirası’nın kaybettiği değerdir. OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur. OHAL, Twitter’daki 280 karakterden facebook’taki ‘beğen’ butonundan korkmaktır. OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır. İlan ederken 1,5 ay bile sürmeyecek dedikleri, milleti etkilemeyecek dedikleri OHAL, bardağı çoktan taşırmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır. Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye'yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL'i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir.

Halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine derhal son verilmelidir.  Hukukun askıya alındığı, parlamentonun yok sayıldığı, milli iradenin tanınmadığı, milletvekillerinin rehin alındığı faşizm düzeni ortadan kalkmalıdır. Sendikalar, meslek odaları ve birlikleri ile sivil toplum örgütlerine yönelik iktidar gücü ile uygulanan sindirme politikaları son bulmalıdır. Sivil darbe ile tek koltukla birleştirilen yasama, yürütme ve yargı erkleri, yeniden, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi kendi koltuklarına geçmelidir. Sadece bu meydandan değil. Türkiye’nin 81 ilindeki meydanlardan Ankara’daki Saraylıları uyarıyoruz. Bizler OHAL değil demokrasi istiyoruz.”

Oturma Eylemi Bartın CHP Hatice İlknur Erkan
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sevgili Çocuklar
Sevgili Çocuklar
Gururla Kutluyoruz!
Gururla Kutluyoruz!
istanbul eskort mersin escort