Advert
Çevre
Giriş Tarihi : 27-09-2020 21:19   Güncelleme : 27-09-2020 21:26

Halkımızı kendi geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz

Irmağımız-ormanımız maden ocaklarına kurban gitmesin!

Halkımızı kendi geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz

30 tonluk kamyonlarla Bartın trafiğinde günde 333 sefer yapacak.

    Güzel Bartın Irmağı’mızın rekreasyon tesisleriyle yöre halkının kullanımına ve turizme açılacağı kararı ile, Alan Kılavuzları olarak sorumluluğumuz sadece Milli Park değil Milli Parkın’da etrafındaki güzellikleri de gelen misafirlere göstermek, Bartın’a turizm girdisi yaratmak- dünya çapında da tanıtımına katkı sağlamaktır.

    Bu yüzden KDMP Alan Kılavuzları olarak Bartın Irmağı ve çevresinin yağmalanmasına SESSİZ KALAMAYIZ!.

Buna Çok dikkat edilmelidir ki! Bu çok zararlı ve dönüşümü olmayan tesisler Küre Dağları Milli Parkı Ormanları ve yaban hayatı sınırına dayanıncaya kadar sabretmek oraları da kaybetmek anlamına geliyor. Şu an Bartın Irmağının çevresinde faaliyet gösteren altı farklı maden ocağı çevredeki ormanları yok etmeye devam ediyor.

    Ormanlar Milli değerlerimiz! Ayrıca Topluca Köyüyle Kaman köyü arasında yapılmak istenen katı atık depolama tesisi için ormanlar yok ediliyor. Delikliburun mevkiinde yüzlerce hektar orman Hattat’ın yapmak istediği termik santralin kül depolama sahasının kurulması için tahsis edilmiş durumda. Termik santral izni çıkarsa bu ormanlar da yok edilecek. Sanki bu yıkımlar hiç yokmuş gibi, şimdi de yakın mevkiilerde bir anda üç farklı firmanın dört farklı maden ocağı kurması için ÇED süreci başlatıldı.

    Bu “projeler” şunlar; Gürgenpınarı’nda Bartın Çimentoya ait silt taşı ocağı, Saraylı Köyü’nde Alagözler AŞ’ye ait bir, iki tane de Topluca köyünde Kimtaş’a ait kalker ocakları olmak üzere toplam dört maden tesisi. Bunlar toplamda 219 hektar doğal orman ekosistemini yok edecekler. Yani binlerce ağaç kesilecek. Zaten şu ana kadar delik deşik edilerek estetik görüntüsü bozulmuş olan Bartın Irmağı’nın çevresi, bu yeni “projeler” uygulamaya geçerse hem bizler, hem de bütün canlılar için biraz daha yaşanmaz hale getirilecek.

    Bize ne estetikten, bize ne tüm canlıların huzurunun bozulmasından diyenler için de söyleyeceklerimiz var. Örneğin yeni açacağı kalker ocağında günde 10.000 ton kalker üretmeyi hedefleyen Alagözler AŞ, bu kalkeri taşımak için kullanacağı 30 tonluk kamyonlarla Bartın trafiğinde günde 333 sefer yapacak. Artık trafik yükünü kaldıramayan Bartın’da haftanın her günü oluşacak bu trafik yükünün şehirde yapacağı gürültü ve hava kirliliğinin boyutlarını hiç düşündünüz mü? Ya da artacak trafik yükünün neden olacağı trafik kazalarını, yaralanmaları ve hatta ölümleri.

    Diğer yandan bu ocaklarda dinamit patlatılacağı için çevre halkı gürültüden rahatsız olmakla kalmayıp evleri çatlayıp hatta yıkılma tehlikesi altında kalacak. Yeraltı suları zarar görecek, Bartın Irmağı etkilenecektir. Örneğin Bartın Çimentoya ait silt taşı ocağında mevcutta 27 kg/atım dinamit patlatılırken, talep edilen yeni alanda 97 kg/atım dinamit patlatılacaktır. Alandaki bütün maden işletmeleri düşünüldüğünde bu işletmelerin bütün olarak patlatacağı dinamit miktarı, yaratacağı gürültü, etkileyeceği nüfus ve yer altı suları hesaba katılmış mıdır? Ya da Bartın Irmağı’nın hemen üstünde yapılmak istenen Kimtaş’a ait kalker ocağının Bartın limanını ve orada bulunan denizaltı tünellerini nasıl etkileyeceğini bilen var mı?

    ÇED süreçleri aynı anda başlatılan bu tesisler, birbirine çok yakın alanlarda bulunmaktadır. Zaten Bartın Çimento daha önce de birkaç kez yapmış olduğu gibi “ÇED gerekli değildir” kararı almak için kuracağı maden Ocağını 25 hektardan küçük göstermiştir. Bu nedenle “ÇED gerekli değildir” kararı alması muhtemeldir. Fakat diğer projelerde ÇED süreçleri uygulansa bile aynı havzada bulunan bu farklı maden ocaklarının insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkileri bütünleşik değil, ayrı ayrı değerlendirilecektir. Yani bu maden ocaklarının Bartın’a vereceği zararlar doğru hesaplanmayacaktır.

    Küre Dağları Milli Parkı Alan Kılavuzları olarak, belli çevrelere para kazandıracak fakat Bartın’a ve Bartın Irmağına dolayısıyla başta da belirttiğimiz gibi Milli PARKIMIZ’a zarar verecek bu tür akıl dışı “projelere” karşı bu varlıklarımızı koruyacak Bartın adına sesimizin-sözümüzün-isteğimizin ne kadar çok olup olmadığını merak ediyoruz. Pandemi döneminde herkesin evlerine kapatıldığı bu zamanda bu tür yıkıcı projelerin önünün açılmaya çalışılmasını hayretle karşılıyor, en azından Bartın’da ve çevresinde yaşayan insanlar olarak “Yaşanabilir bir Bartın” özlemiyle kamuoyunu uyarma gereğini duyuyor ve yetkilileri doğa ve toplum yararına hareket etmeye çağırıyoruz.

    Bu kapsamda; Kimtaş’a ait iki kalker ocağının ÇED süreçleri gereği 1 Ekim saat 11.00 ve 14.00’de Boğaz mevkiinde İnkumu yolundaki Kaptan Demir Çelik Dinlenme Tesis binasında (Eski ORÜS) yapılacak “ÇED Halkın Katılımı” toplantısına katılacağımızı ve bu görüşlerimizi bu toplantıda açıklayacağımızı belirtiyor, halkımızı da bu toplantıya katılarak kendi geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla.

KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI ALAN KILAVUZLARI DERNEĞİ

(KDMP Alan Kılavuzları Derneği

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor923
  • 2Galatasaray1020
  • 3Fenerbahçe1020
  • 4Beşiktaş916
  • 5Kasımpaşa1015
  • 6Gaziantep FK1015
  • 7Fatih Karagümrük1014
  • 8Göztepe914
  • 9Başakşehir FK1014
  • 10Konyaspor912
  • 11Çaykur Rizespor912
  • 12Yeni Malatyaspor912
  • 13Hatayspor712
  • 14Trabzonspor1012
  • 15Antalyaspor1010
  • 16Sivasspor99
  • 17BB Erzurumspor99
  • 18Kayserispor98
  • 19Denizlispor96
  • 20Gençlerbirliği95
  • 21MKE Ankaragücü82
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA