Advert
Sivil Toplum
Giriş Tarihi : 21-07-2020 20:55   Güncelleme : 06-08-2020 09:15

İşimizi Geri İstiyoruz!

Haklıyız geri döneceğiz.

İşimizi Geri İstiyoruz!

İhraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.

BİZ KAZANACAĞIZ, GERİ DÖNECEĞİZ!

    Bartın KESK Şubeler platformu tarafından kamudan ihraç edilen sendika üyesi kamu çalışanları için basın açıklaması yapıldı. Bartın Eski Belediye önünde açıklamayı Bartın KESK Şubeler Platformu adına Büro Emekçiler Şube başkanı Metin Ergin yaptı.

    Büro Emekçiler Şube başkanı Metin Ergin yaptığı açıklama şunları kaydetti; “Daha birkaç gün önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı 15 Temmuz’u diriliş olarak tanımladı. Bu açıklama erimekte, bitmekte olan iktidarın 20 Temmuz sivil darbesi ile 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirdiklerinin açıkça itiraf edilmesidir.

   15 Temmuz darbe girişimi paylaşılamayan iktidarın ele geçirilmesini ve başarılı olması durumunda ezilenlerin, emekçilerin ülkemizde on yıllardır büyük bedeller ödeyerek elde ettikleri demokratik kazanımların gasp edilmesini hedefler iken 20 Temmuz sivil darbesi ile de AKP aynı hedefleri kendi açısından gerçekleştirmek istemiştir. AKP 20 Temmuz sonrası bir yandan ikili iktidara son vererek kendi iktidarını tahkim ederken bir yandan da demokrasiye, temel hak ve özgürlüklere, emeğe ve kadın kazanımlarına dair tüm değerlere bir saldırı başlatmıştır.

   OHAL KHK’ları ile yaşamın her alanına müdahale edilmiştir. Kamunun tek parti devletine ve piyasacı anlayışa uygun hale getirilmesi, kadrolaşmanın tamamlanması, iş güvencesinin tümüyle ortadan kaldırılması, fişlemenin yasal hale getirilmesi gibi hayata geçirmek istemişlerdir.

    OHAL KHK’leri ile resmi açıklamalara göre 126.000 bini aşkın kişi fişleme, müdür/kurum kanaati, sosyal medya paylaşımları, sosyal çevre soruşturması, sendika üyeliği, banka hesabı vb. gibi normal koşullarda asla suç olmayan gerekçelerle kamudan ihraç edilmiş, hukukun temel ilkeleri ayaklar altına alınmıştır. KHK’ler ile gerçekleştirilen ihraç işlemiyle aynı zamanda anayasa ile güvence altına alınan başta çalışma hakkı olmak üzere temel haklar yok sayılmıştır.

    Yıllardır söylüyoruz, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, üyelerinin atanmasından tutalım çalışma esas ve usullerine kadar iktidarın etkisi altında çalışma yürütmektedir. Etkin olmayan ve denetlenemeyen, kendisini anayasa ve yasalar üstü gören idari bir mekanizmadır. Bağımsız olmadığı tartışma götürmez bir gerçekliktir.

    15 Temmuz sonrasında idarenin keyfi kararları ile hukukun nasıl katledildiği, temel sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılmasının ‘suç’ kapsamına alınarak doğrudan cezalandırma yöntemlerinin nasıl hayata geçirildiğinin en somut örneği bu komisyondur.

    İhraç edilenlerin iadesine karar verme yetkisi ile esasen idari bir birim olarak yargısal inceleme yetkisi ile donatılmıştır. Komisyonunun iç hukuksal sistem açısından da bir tarifi bulunmamaktadır. Mevzuatça belirlenmiş bir yargı mercii olmamasına rağmen bir yargı organı niteliğinde kararlar alması sağlanmıştır.

    Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımız üyelerinden olup ihraç edilenlerden şu ana kadar savunması istenen tek bir kişi yoktur. Kişiler başvurusunu yaparken dahi neden ihraç edildiğine ilişkin bilgi sahibi değildir. İhraç edilen kamu emekçilerinin başvurularını hangi usul ve esasa göre kabul ya da ret ettikleri, yaptıkları soruşturmada hangi kıstasların temel alındığı tamamen muğlaktır. Bu muğlaklık bilinçli olarak tasarlanmış ve bir politika olarak benimsenmiş olup iktidarın istediği kararların çıkması amaçlanmıştır.

    Birçok komisyon kararından anlaşılacağı üzere kişilerin herhangi bir cezai ya da idari soruşturma dosyası bulunmasa da veya yapılan cezai ve idari soruşturmalar neticesinde kişiler aklanmış olsa dahi Komisyon somut olarak tarif edemediği her türlü durumu bu iki kavramı ret kararına dayanak yapmıştır.

    Bu mahkemeler bu zamana kadar gerek KHK’lar gerek ise komisyon tarafından bırakılan boşluğu kapatmayı adeta görev bellemiştir. Bağımsız yargı, yönetilenlerin yasama ve yürütme organları karşısındaki en temel güvencesi iken idare mahkemelerinin kamuda çalışma hakkını iktidara sadakate indirgediğine şahit oluyoruz. Bu yüzden ne yazık ki bu mahkemelerden de hukuki ve objektif kararların çıkacağına dair çok umutlu olmadığımızı belirtmek istiyoruz.

    İhraçlar sadece hukuki bir sorun ve durum değil çok daha önemlisi aileleri, yakınlarıyla birlikte milyonlarca insanımızı derinden etkileyen devasa toplumsal bir sorundur. Nazi Almanya’sı politikalarını andıran bu politikayla insanların çalışma hakkının yanı sıra seyahat hakları, sağlık hakları, eğitim hakları, düşünce ve ifade özgürlükleri başta olmak üzere anayasal hakları ellerinden alınmış, kısıtlanmıştır. Özelde bile çalışmaları, işyeri açmaları engellenmiştir. Kendilerine “geçmiş olsun”a gidilmesi kimi kamu emekçilerinin ihraç edilmesine gerekçe yapılmıştır. Bankalardan bırakalım kredi çekmelerini, yakınlarının hesaplarına yatırdıkları parayı çekmeleri dahi engellenmiş, zorluk çıkarılmıştır. İhraç edilen arkadaşlarımız aşiret/kabile devletlerinde dahi görülmeyecek uygulamalarla karşılaştılar, halen de karşılaşıyorlar.

    Kimi arkadaşlarımızın bedenleri bu zor şartlara daha fazla dayanamadı ve ağırlıkta kanser gibi strese bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamlarını yitirdiler. Hakkında açılan davadan beraat etmesine rağmen uzun süre pasaport verilmeyerek tedavisi geciktirilen ve hastalığın geri dönülmez noktaya gelinmesine neden olunan Prof. Haluk Savaş’ı kısa süre önce yitirdik.  KESK’li ihraçlardan SES Malatya eski şube eş başkanı Bülent UÇAR, BES Diyarbakır Eski Şube Başkanı Ahmet ÇOBAN, BES üyesi Necdet KALKAN, Mücahit Karataş, SES Diyarbakır şubesi üyelerinden Abdulhafiz FİLİZ, Eğitim Sen Tekirdağ şube sekreteri Kazım Ünlü, SES Diyarbakır şube üyesi Zeynep BİNEN’in de aralarında olduğu onlarca ihraç edilen kamu emekçisi yoğun stresin tetiklediği hastalıklar nedeniyle aramızdan ayrıldılar.

    Bu arkadaşlarımızdan bazılarının evlerine yaşamlarını yitirdikten sonra göreve iade kararları gönderildi!  Daha birkaç gün önce Aydın’da bir arkadaşımız da aralarında olmak üzere yüzlerce ihraç edilmiş insanımız intihar girişiminde bulundu, kimisi yaşamını yitirdi.

    Geçimlerini sağlamak üzere çalıştıkları inşaat vb. işlerde iş cinayeti nedeniyle yaşamlarını yitiren arkadaşlarımız oldu.

    Tüm bu yaşananların sorumlusu ve hesap verecek olanı iktidardır,  Bu zulme artık bir son verilmelidir. Komisyon derhal lağvedilmeli, aldığı ret kararları iptal edilmelidir. Haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen tüm kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmedir.  Görevden uzaklaştırma süreçleri bağımsız yargı organlarınca yürütülmelidir. 

    Bu gerçekleşinceye ve hukuksuz ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilinceye, yaşatılan haksızlıkların, nefessiz bırakmayı, sosyal ölü haline getirmeyi amaçlayan politikaların hesabı verilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz."

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3469
  • 2Trabzonspor3465
  • 3Beşiktaş3462
  • 4Sivasspor3460
  • 5Alanyaspor3457
  • 6Galatasaray3456
  • 7Fenerbahçe3453
  • 8Gaziantep FK3446
  • 9Antalyaspor3445
  • 10Kasımpaşa3443
  • 11Göztepe3442
  • 12Gençlerbirliği3436
  • 13Konyaspor3436
  • 14Denizlispor3435
  • 15Çaykur Rizespor3435
  • 16Yeni Malatyaspor3432
  • 17Kayserispor3432
  • 18MKE Ankaragücü3432
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA