Advert
Sivil Toplum
Giriş Tarihi : 20-03-2019 21:50   Güncelleme : 30-03-2019 18:00

Dünya Ormancılık Gününü Kutladı

Yaman’ın 21 Mart Dünya Ormancılık Günü Mesajı

Dünya Ormancılık Gününü Kutladı

Prof. Dr. Yaman: Bartın halkının 21 Mart Dünya Ormancılık Gününü en içten dileklerimle kutluyorum.

YURTTAŞLARIMIZI ORMANLARIMIZI KORUMAYA VE SAHİP ÇIKMAYA DAVET EDİYORUM

     Türkiye Ormancılar Derneği Bartın Temsilcisi Prof. Dr. Barbaros Yaman 21 Mart Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla açıklamada bulundu. Prof. Dr. Yaman yazılı olarak yaptığı açıklamada; “ Samanyolu gökadasının bir parçası olarak 4,6 milyar yıldır yoluna devam eden gezegenimizde 21 Mart tarihi Kuzey yarım küresinde ilkbaharın, Güney yarım küresinde de sonbaharın başlangıç günü olarak kabul edilmiştir. FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü), ormanların yaşamsal öneme sahip doğal kaynaklardan birisi olması nedeniyle, 21 Mart tarihini Dünya Ormancılık Günü olarak belirlemiş ve her yıl bütün ülkelerde çeşitli etkinliklerle kutlanmasını önermiştir.

       Dünya Ormancılık Günü kapsamında birçok ülkede yapılan etkinliklerle; ormanların korunmasına, geliştirilmesine ve topluma sağladığı çok yönlü faydalara dikkat çekilerek, toplumsal farkındalık yaratılması amaçlanmaktadır. FAO 2018 yılı verilerine göre; dünyamızın toplam orman varlığı 4 milyar hektardır. Bunun yaklaşık 1 milyar hektarı Avrupa’da, 864 milyon hektarı Güney Amerika’da, 705 milyon hektarı Kuzey ve Orta Amerika’da, 674 milyon hektarı Afrika’da, 593 milyon hektarı Asya’da ve 191 milyon hektarı da Okyanusya’da yer almaktadır. Orman Genel Müdürlüğü 2015 yılı verilerine göre; Türkiye'nin alan itibariyle orman varlığı 22,3 milyon hektardır.

      Diğer bir ifadeyle, ülkemizin % 28,6'sı ormanlarla kaplıdır. Ormanlarımızdaki toplam servet miktarı 1,6 milyar metreküptür. Bu servet yılda 46 milyon metreküp cari artım yapmaktadır. 2015 yılı sonu itibariyle Türkiye ormanlarında tutulan toplam karbon miktarı 1,9 milyar ton olarak hesaplanmıştır. Yıllık üretilen Oksijen miktarı ise 42 milyon tondur. Tek başına ülkemiz ormanlarının bağladığı toplam karbon miktarı ve ürettiği yıllık oksijen miktarı düşünüldüğünde bile, küresel ısınmaya neden olan insan kaynaklı karbondioksit artışının ve ortaya çıkan iklim değişiminin olumsuz etkilerinin önlemesinde ormanların rolü kolaylıkla anlaşılabilir. Ormanlar kamuoyunda çoğu kez rastgele yan yana gelmiş ağaç toplulukları olarak görülmektedir.

      Bu son derece yanlış bir bakış açısı olup, ormanların kolayca gözden çıkarılmasının ve tahrip edilmesinin temel nedenlerinden birisi olarak görülmelidir. Bilimsel olarak ormanlar; ağaç, ağaççık, çalı, yosun, eğrelti, mantar, otsu bitkiler, toprak altında ve üstünde yaşayan mikro-organizma ve böcekler ile kuşlardan memelilere kadar tüm yaban hayvanlarını kapsayan canlı unsurlar ile toprak, su ve hava gibi cansız unsurların karşılıklı etkileşim içinde oluşturdukları bir yaşam birliğidir. Diğer bir ifadeyle, ormanlar; organizasyon düzeyi yüksek, kendine özgü iklim oluşturabilen büyük karasal ekosistemlerdir. Orman ekosistemleri insanlık tarihi boyunca toplumlara çok yönlü faydalar sağladı, her türlü olumsuz baskıya rağmen bugün de sağlamaya devam etmektedir.

     Ormanlar, toplumun gereksinim duyduğu odun ve odun-dışı orman ürünlerini üreten ekonomik bir kaynak olma yanı sıra, toprak erozyonuna engel olma, çığ oluşumlarını, heyelanları, sel ve taşkınları önleme, su rejimini düzenleme ve su kalitesini iyileştirme fonksiyonlarını yerine getirmektedir. Atmosferik kirliliğin olduğu bölgelerde havada asılı zararlı parçacıkları süzerek ve oksijen üreterek hava kalitesini iyileştiren yine ormanlardır. Yukarıda da değinildiği gibi ormanlar büyük karbon yutaklarıdır. Atmosferdeki karbondioksiti bağlayıp sera etkisini azaltarak küresel ısınmaya karşı okyanuslarla birlikte çok önemli ve yaşamsal bir görevi yerine getirirler.

     Ormanlar, aynı zamanda, aşırı sıcaklıkların olumsuz etkilerini yumuşatarak daha yaşanabilir bir çevre oluşturma, kendine özgü yetişme ortamı koşulları ile av ve yaban hayatının varlığına imkân sağlama, endüstriyel bölgelerde gürültü seviyesini azaltma, mevsimlere göre değişen renk ve özellikleriyle doğal peyzaja estetik katkı yapma, çeşitli spor ve toplum sağlığı etkinliklerine olanak sağlama, doğa bilimleri ile uğraşanlar için laboratuvar olma ve ulusal güvenlik gibi hususlarda da toplumlara katkı sağlamaktadır. Yukarıda insanlığa faydalarını özetlediğim ormanlar, ne yazık ki, dünyanın birçok bölgesinde yıllardır tahrip edilmektedir.

      Yasadışı kesilip veya yakılıp işgal edilmekte, üzerine betonarme binalar inşa edilerek amaç dışı kullanımlara açılmakta, hatta orman vasfı kaybettirilerek tümden elden çıkarılmaktadır. Geçmişten günümüze Orman Genel Müdürlüğü’nün hem nitelik hem de nicelik bakımından ormanlarımızı koruma ve geliştirme çabaları sonucunda orman varlığımız bugün ülke alanının % 28,6’sına ulaşmıştır. Bu sevindirici bir gelişmedir. Buna karşın ormanlık alanlarda faaliyetine izin verilen taş ve maden ocakları, su toplama havzalarında yapılan ve dere ekosistemlerini olumsuz etkileyen HES'ler, kurulan veya kurulmak istenilen kömüre dayalı termik santraller ormanları ve biyoçeşitliliği tehdit etmeye devam etmektedir. Bilindiği üzere % 59’u ormanla kaplı Bartın ilinde de (Amasra) ithal kömüre dayalı bir termik santral kurulmak istenmişti.

     Yöre halkının demokratik tepkilerine ve mahkeme kararlarına rağmen, termik santral kurma istenci maalesef uzun süreler devam ettirildi. Kamu yararına çalışan Türkiye Ormancılar Derneği’nin de içerisinde olduğu Bartın Platformu öncülüğünde 2019 kişiyle açılan çevre mücadeleleri tarihinin en büyük davasında; Danıştay 2019 yılında davacıların lehine karar vererek termik santral için alınan ÇED olumlu kararını iptal etmiştir. Amasra ve Bartın’ın doğası, tarımı, ormanı, sağlık ve turizmi Danıştay’ın bu kararına uyularak bir daha geri dönülmemek üzere artık rahat bırakılmalıdır!

Özetle ifade etmek gerekirse;

1. Bartın’ın ekonomik yönden kalkınması esas itibariyle tarım, ormancılık ve turizm alanlarına dayandırılmalıdır. Bartın ilinin alan itibariyle %59’unun orman olması, İnkum, Mugada, Güzelcehisar, Amasra ve Çakraz gibi ünlü sahilleri, tarihi ve kültürel zenginliği, sınırları içerisinde bir milli parkın varlığı, balıkçılık potansiyeli, hayvancılık ve tarımsal faaliyetlere uygun bir iklime sahip olması bu tür bir kalkınma için yeter de artar bile.

2. Danıştay’ın verdiği karar sonrası Bartın ili sınırları içerisinde ithal kömüre dayalı termik santral kurma fikrinden artık kesinlikle vazgeçilmelidir!

3. Hiçbir gerekçeyle ormanlarımıza zarar verebilecek uygulamalara müsaade edilmemelidir.  

Türkiye Ormancılar Derneği Bartın Temsilciliği olarak Bartın halkının 21 Mart Dünya Ormancılık Gününü en içten dileklerimle kutluyor, sağlıklı bir yaşam için ormanlara olan ihtiyacın bilinciyle, her yurttaşımızı ormanlarımızı korumaya ve sahip çıkmaya davet ediyorum.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 17 8
  • 2 Trabzonspor 15 8
  • 3 Fenerbahçe 14 8
  • 4 İstanbul Başakşehir 14 8
  • 5 Yeni Malatyaspor 13 8
  • 6 Galatasaray 13 8
  • 7 Sivasspor 12 8
  • 8 Konyaspor 12 8
  • 9 Gaziantep FK 11 8
  • 10 Antalyaspor 11 8
  • 11 Göztepe 9 8
  • 12 Beşiktaş 9 8
  • 13 MKE Ankaragücü 9 8
  • 14 Denizlispor 8 8
  • 15 Kasımpaşa 8 8
  • 16 Çaykur Rizespor 8 8
  • 17 Gençlerbirliği 6 8
  • 18 Kayserispor 4 8
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA